Sat09232017

Son Guncelleme09:21:39 ÖÖ

Google Translate


Back Makaleler Makaleler Nokta Dergisi Yazıları Hepimiz Daha Güvenli Bir Toplum İstiyoruz

Hepimiz Daha Güvenli Bir Toplum İstiyoruz

Dünya devletleri uzun bir süredir, afetlere bağlı zararları azaltmak amacıyla toplantılar düzenliyor, kararlar alıyor ve geleceğe daha yaşanılır bir dünya bırakmak için önlemler almaya çalışıyor.

 

Küresel anlamda, bu dünyayı paylaştığımız bütün bireyleri ilgilendiren doğal afetler, Güneydoğu Asya’da yaşanan son Tsunami afetinde hepimizin gördüğü gibi, sadece coğrafi olarak vurduğu bölgeyi değil, o bölgede bulunan diğer devletlerin vatandaşlarını ve o bölgeye yatırım yapmış diğer devletlerin şirketlerini de hiçbir ayırım yapmadan aynı şekilde etkilemiştir.

Kobe’deki toplantıdan 10 yıl önce, 1994 yılında Yokohoma’da düzenlenen Dünya Afetleri Azaltma Konferansı ve o konferansın sonunda ortaya çıkan “Daha güvenli Bir Dünya İçin Yokohama Stratejisi: Doğal Afetler İçin Önlemler, Hazırlık ve Azaltma” ve oluşturulan Hareket Planı bugüne dek dünya genelinde afetleri azaltma konusunda ciddi bir başvuru kaynağı olarak kabul edilmişti.

Yokohama Stratejisinin prensipleri şöyle sıralanabilir:

1- Yeterli ve başarılı afet azaltma politikaları ve tedbirlerinin yürürlüğe girebilmesi için risk tesbiti gerekli bir adımdır.

2- Afetleri önleme ve hazırlık konuları, afetlerdeki insani yardım ihtiyacını azaltma yolunda büyük önem taşımaktadır.

3- Afetleri önleme ve hazırlık konuları, milli, bölgesel, ikili, çoklu ve uluslararası düzeyde gelişim politikaları ve planlamasına dair entegre parçalar olarak değerlendirilmelidir.

4- Afetleri önleme, azaltma ve hazırlık kapasitelerinin güçlendirilmesi ve geliştirilmesi, son derece öncelikli bir alandır.

5- Başarılı afet önleme ve hazırlık uygulamalarında kritik faktörler, basın yayın hizmetleri de dahil olmak üzere, iletişim araçlarının kullanılarak her an meydana gelebilecek afetlere dair toplumların erken uyarılması ve bunun etkin biçimde yayılmasıdır

6- Önleyici tedbirler, ancak bölgesel ve uluslararası düzeyde, yerel toplumdan milli hükümetlere değin her seviyeden etkin katılımı kapsadıkları zaman en üst düzeyde etkili olurlar.

7- Zaafiyetler, hedef gruplara odaklanmış uygun gelişim tasarıları ve yapılarının uygulanması ile, tüm toplumun eğitilmesi ile azaltılabilir.

8- Uluslararası toplum, afetleri önleme, azaltma ve hazırlık konularında gerekli teknolojinin paylaşılması ihtiyacını kabul etmektedir; bunun teknik işbirliğinin entegre bir parçası olarak serbest ve zamanlı biçimde ulaşılabilecek şekilde sağlanması gerekmektedir.

9- Doğal afetlerin azaltılması ve hazırlık aşamalarında, sürdürülebilir kalkınmanın önemli bir parçası olarak çevrenin korunması, yoksulluğun azaltılması ile birlikte zorunlu bir yer teşkil etmektedir.

Yokohama Konferansı’nın devamı niteliğinde olan Kobe Konferansı ise, önümüzdeki 10 yıllık süreç içerisinde, dünyamızda meydana gelebilecek afetlerin, özellikle gelişmekte olan ülkelerde meydana getirebilecekleri zararların azaltılması için gerekli önlem ve hazırlık çalışmalarının değerlendirildiği, küresel bir işbirliği platformu oldu. Etkin ve güçlü bir sivil toplum örgütü olarak, AKUT’un konu ile bu kadar yakından ilgilenmesinin ana sebebi de bu olguydu.

Kobe’de düzenlenen Dünya Afetleri Azaltma Konferansı’na, Türk Japon İş Konseyi’nin desteği ile, Türkiye’den katılan tek gönüllü sivil toplum örgütü olarak, burada paylaşılan bilgileri ve alınan kararları Türk Kamuoyu ile paylaşmak için, geçtiğimiz hafta bir basın toplantısı düzenledik ve sonuç raporunu paylaştık. Bu sonuç raporunu henüz alamamış olanlar, www.akut.org.tr adresinden erişebilirler. Daha detaylı bilgi almak isterlerse derneğimizle, 0212 2170410 numaralı telefonla irtibat kurabilirler.

Afetlerin ve Afetlere bağlı zararların azaltılması konusundaki çalışmaları en üst düzeyde ciddiyet ve sorumlulukla takip etmemiz gerektiği konusunda bir takım ek bilgiler de vermek doğru olacaktır.

1- Doğal Afetlere maruz kalan insanların sadece %11’i az gelişmiş ülkelerde yaşamaktadır. Ancak kaydedilen can kayıplarının %53’ü bu ülkelerde meydana gelmektedir. Daha açık söylemek gerekirse, afetlere bağlı can kayıpları az gelişmiş toplumlarda çok daha fazla görülmektedir. Bazı durumlarda ise kayıpların miktarı seneler süren uzun çabalarla kazanılmış son derece hayati, ekonomik kaynakları aşan boyutlarda gerçekleşmektedir.

2- Herşeye rağmen afet riski önlenebilir. Bu doğrultuda elde edilen başarılar kayda değerdir.

UNDP kalkıma ve risk arasındaki ilişkinin daha iyi anlaşılabilmesini temin etmek üzere DRI (Afet Risk Endeksi) geliştirilmesi üzerinde çalışmaktadır. Bu projenin bulguları ülkeler arasında tehlike, incinebilirlik ve riske fiziken maruz kalma seviyelerini ölçerek karşılaştırmayı ve zaafiyet göstergelerini tanımlamayı amaçlamaktadır.

Bu amaçla, doğal afet kaynaklı ölümlerin %94’ünü oluşturan dört afet türü incelenmiş (deprem, tropik fırtına, sel ve kıtlık) ve her bir tehlikeye maruz kalan nüfuslar ve bunların her bir tehlike için göreceli zaafiyetleri hesaplanmıştır.

DEPREM: Her yıl yaklaşık 130 milyon insan deprem riskine maruz kalmaktadır. Depremin yıkıcı etkisi İran, Afganistan, Hindistan, Türkiye, Rusya, Ermenistan, Gine gibi ülkelerde yüksek bir oranda görülmektedir.

TROPİK FIRTINA: Ortalama 119 milyon insan her yıl fırtınalara maruz kalmaktadır. Bu insanların bir kısmı birden fazla kez fırtınalarla başetmek zorunda kalmaktadır. Bangladeş, Honduras, Nikaragua, Hindistan, Filipinler, Vietnam ve Küçük Ada devletleri (Haiti gibi) ülkeler bu afetten ciddi ölçüde zarar görmektedir.

SEL: 90’dan fazla ülkede 196 milyon insan her yıl ölümcül sellere maruz almaktadır. Ufak ölçekli seller bu değerlendirmenin dışında tutulmuş olup, küresel iklim değişiklikleriyle sellerin yakın bağlantısı olduğu bilinmektedir.

KURAKLIK: Ağırlıklı olarak Afrika ülkelerinde yaşayan 220 milyon kişi her yıl kuraklığa maruz kalmaktadır. Pek çok durumda kuraklığın açlığa dönüşmesi silahlı çatışmaları, iç göçleri, HIV/AIDS, hükümet zaafiyetlerini ve ekonomik krizleri de beraberinde getirmektedir. Kuraklık sorunuyla ilgili olarak, nispeten küçük olan ülkelerde tehlikelere maruz kalma olayları daha sık görülmektedir ve kuraklık tropik fırtınalarla birleştiğinde daha büyük zararlara yol açmaktadır.

Bu dört temel afet türü hakkındaki küresel bilgilerimize ve tecrübelerimize dayanarak, 2005-2015 için Tavsiye Edilen Öncelikli Faaliyet Planı’na erişmek isteyenler, www.akut.org.tr adresini kullanabilirler.

Bir diğer önemli vurguyu ise, dünyamızın bütün küresel değerlerinin, okyanuslar, kutuplardaki buzullar, yeraltı su kaynakları, madenler, enerji kaynakları ve canlı cansız benzeri bütün varlıklarının, son çözümlemede bu dünyada yaşayan ve gelecekte yaşayacak olan insanlar için, bir diğer deyişle hepimizin ait olduğu insan ırkı için ortak bir vizyonla korunması gerektiğini düşünmemiz konusuna yapmalıyız.

2005 yılında Kobe’de, 1994 yılında Yokohama’da ve farklı ölçeklerde dünyanın pek çok değişik yerinde, değişik sayıda katılımcı devlet ile yapılan benzeri konferanslarda, hep aynı amaçlar vurgulanmış, ancak dünyanın aynı anda yaşadığı muazzam çelişkiye tatminkar bir cevap vermek mümkün olmamıştır.

Bir yanda afetlerin azaltılması için iyi niyetlerini göstererek mücadele eden devletler, diğer yanda da savaşlar, etnik ayrımcılık, kitle imha silahları, terör ve benzeri konular ve çevre koruma konularındaki uluslararası anlaşmalara imza atmaktan geri duran devletlerin çelişkisi umuyorum ki, mümkün olan en az zararla ve en kısa sürede aşılabilecektir.

Bugüne kadar ulusal ve uluslararası bir çok afetin ardından halktan gelen destek ve güvenle insan ve ekipman kaynağını, sürekli yenilenen tecrübe ve bilgi birikimi ile destekleyen AKUT, toplumsal ihtiyaçtan doğan talepler doğrultusunda toplumun afetlere karşı hazırlıklı olması konusunda sürekli olarak verdiği eğitimler ile geniş kitlelere afet bilincini ve koruma kültürünü aşılamaya gayret etmektedir. Bu amaçla geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiğimiz AKUT Anadolu Tırı projesi ile 4 ay içerisinde, 81 ilimizden 1 milyona yakın vatandaşımıza bu amaç için ulaşmış ve bilgilerimiz paylaşılmıştır.

Okuduğunuz bu yazı da, sosyal sorumluluğumuz ve çağdaş vizyonumuz gereği bu konulardaki çalışmalarımıza eklediğimiz son halka olarak, DEİK ile sürdürmüş olduğumuz “Kentsel Felaketlerin Azaltılması” projesi kapsamında, Türk - Japon İş Konseyi’nin desteği ile üç yetkin üyemizle birlikte katıldığımız Kobe Konferansının hepimizi ilgilendiren sonuçlarının paylaşılması amacıyla hazırlanmıştır.

 

ALİ NASUH MAHRUKİ 
www.nasuhmahruki.com 
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir