Tue11212017

Son Guncelleme09:21:39 ÖÖ

Google Translate


Okuyucu Yorumları

 

Sbj: bir ruh üzerine;

Dağın zamanı gelmemişti...insana ulaşamazdı,yerinden kıpırdayamazdı adı üzerinde dağdı..yakışmazdı oradan oraya sürüklenmek.hep durmalı umut vermeiydi.özlemi sevdası olamazdı dağdı nihayet... ama sevda gelir dağ bile olsan bulur seni..bulut toprağı nasıl bulursa gelip çöker başına .rüzgarlara direnen zirvesine kimseyi çıkarmayan koca koskoca gövdesi titremeye üşümeye başlıyordu.hani ayakları olsa koşacak,nefesi olsa bağıracaktı...ama dağdı işte..sevdiğini söyleyemez aşikar edemezdi.bekleyecekti.binlerce yıl uğuldayacak,haykırıp her yanı

yerle bir edecek ,belli bir zamanda susmayı,boyun eğmeyi öğrenecekti.. o öğrenirken doğacaktı insan dağ gibi yücelikten yoksun,öfkesi gözü aç ama bilecekti ki yücelere yürüyen gözlerini kapatmalı yüreğini açmalıydı öfkeyi gömmeliydi toprağa o iş alçakların,alçakta kalanların işiydi.bin yıl daha bekledi dağ.ama insan bekleyemezdi.insan ömrü dağa ne desin?bitip gidiverirdi kar topu gibi

İnsanın zamanı gelmişti...DAĞA GİDECEKTİ...

Sevdanın bir yüzü ölüm bir yüzü yaşamdır oğul...dağın bir yüzü yaşam bir yüzü ölüm..dağı bilmeden,sevdayı bilmeden yaşanmaz masalı saklayan masalcıdır.gerçeği saklayan yalancıdır. sen yalancılardan değil masalcılardan ol....

günün aydınlık olsun

______________________________________________________

sbj; resim için teşekkürler

 

Merhaba. Ben P. 13 yaşındayım. Bu mail'ı size teşekkür etmek için gönderiyo-rum. Annem 23 Şuba'ta AKUT'un Profilodaki bürosuna gitmiş ve sizinle telefonda konuşmuş. 10 Mart'ta Ankara'da karaciğerimden biyopsi oldum. Ben de sizin gibi doğaya çok düşkünüm. Annem yaptığınız işlere duyduğum saygı ve sempatiden yola çıkarak hastahanede bana en iyi moral olacak kişi olarak sizi uygun bulmuş. Anne-min ricasını kırmayıp, bir resminizi verdiğiniz için çok teşekkür ederim. Resminiz bana moral olmakla birlikte hastahanede her saat başı kan almaya gelen Canan ablanın da çok hoşuna gitti. (Canan abla benimle ilgilenen hemşire abla oluyor.) Ayrıca Ağrı Dağında yaşamış olduğunuz kazadan dolayı da çok üzüldüm ve size başsağlığı dilemek istedim. Size çalışmalarınızda başarılar diliyorum.

 

Merhaba,

Dağcı değilim, dağcılık sayılırsa sadece trekking yapıyorum. Ama merakla ve çok severek dağcılarla ilgili pek cok belgesel ve ünlü dağcıların hayatını anlatan filmler seyrettim. Siz Everest'e tırmandığınızda cok sevinmiş gurur duymuştum. Futbol dışında hiçbir spordan anlamayan basın bu olaya cok da yer vermemişti. Yani avrupa kupalarında sadece tur atlayan bir takıma yer ayırdıkları kadar yer ayırmamışlardı. O zaman gazetelerin bu sığlığı ile alay etmiştim. Ama o tarihten sonra doğa sporlarında müthiş bir canlanma oldu. Eminim siz de gözlemlediniz. "Bir Dağcının Güncesi"'ni hemen alıp okumuştum ve en az beş kişiye daha okutmuştum. Daha fazlasına da kitabı anlattım. Benim için pahalı olmasına rağmen diğer kitaplarınızı da aldım. Sonra henüz medyanın yıldızı olmadan yaptıklarınızı da ilgiyle ve gurula takip ediyordum. Dağcılar için yaptıklarınızı, bu amaçla kurulan AKUT'u, AKUT'u tanıtma ve destek bulma çabalarınızı, daima bir ekip olduğunuzu söylemenizi (bu çok önemli çünkü genelde ben yaptım ben yaparım zihniyeti olan bir toplumuzdur), Adana Depreminde AKUT'un performansı ve insanların tepkisini de sevgi ve gururla izledim. Adım kadar emindim 17 Ağustos depreminde ilk koşacaklardan olduğunuzu da biliyordum. Bu olay Türkiye'nin hayatında bazı bakımlardan bilinç sıçraması yarattığını düşünüyorum, bunda önemli bir pay da sizin ve arkadaşlarınızın. Sadece yaptıklarınızla değil yapmadıklarınızlada (örneğin "özür dilerim" bazı salaklara cevap vermeyerek) olayın dışında acı içinde ve çaresiz hisseden insanlara aydınlık yarattınız. Dünya'da saygınlık ve gurur kaynagımız oldunuz. Zaten yaptıklarımız gelişmiş bir ülkede olağan şeylerdir demeyin. İlk kez sivil bir organizasyon olmanız, yaptıklarınız, olaylar sırasında ve sonraki tutum ve açıklamalarınız insanların içinde güven, umut, sevgi ve gurur yarattı. Bunların farkında olduğunuzu biliyorum ama ben de söylemek istedim.

Çalışmalarınızın ve çabalarınızın milyonlarca yürek tarafında sevgi ve gururla desteklendiğini biliyorsunuz

Sevgili arkadaşınız İskender Iğdır için çok üzüldüm. Sizin, Iğdır ailesinin ve AKUT'un ve bizlerin başı sağolsun.

Kar Leoparı'nın ne demek olduğunu en iyi siz biliyorsunuz. Benim tahminimse asla vazgeçmemek. Sizi örnek alan gençler, ışığınıza ihtiyacı olan insanlar için yolunuza devam edeceğinize eminim.

İç güdülerim eninde sonunda bu buluşmanın gerçekleşeceği sinyal

lerini vermişti bana ancak doğru zamanı beklemek gerkiyordu

Nihayet bir pazar sabahı sen ve ben tekrar BULUŞTUK, hürriyet

pazar ekinde.Defalarca okudum altını çizdim neleri anlatmaya

çalıştığını düşündüm.Beynimin her kıvrımından ayrı bir soru

çıkabilir sana ve hayatına yöneltebileceğim.Aylardır yazdığım

her yazımda ve günlük notlarımda , dahası beynimin bir köşesinde

Nasuh MAHRUKİ var.

 

Tekrar buluştuk derken açıklamalıyım.15 Ocak 2000 BURSA da bir

panelde BULUŞTUK .Sen anlattın ben dinledim, evime geldim yazdım.

seni anlamaya çalışarak yazdım.Fakat beynimi kurcalayan çok şey

vardı bilmediğim.

 

Nihayet ikinci buluşma , Chomolungma, NASUH MAHRUKİ ve ben

tekrar buluştuk.Uzun zamandır okurken zevk aldığım sayılı eserler

den birisi oldu EVERESTTE İLK TÜRK.Okudukça biraz daha kaptırdım

kendimi hayata bakış açına ,farklılığına.Anlamaya çalıştım farkını

diğer insanlardan.

 

Evet üçüncü buluşmayı gerçekleştirmeliydim artık ve daha aydınlatıcı

olmalıydı çünkü akıl almaz bir serüvene atılmıştım AGATHA CHRISTIE

romanlarındaki gibi.

 

Syf. 139 son cümle.EVERSTTE İLK TÜRK bakınız.

Dileğin kabul oldu NASUH MAHRUKİ ne mutlu sana.Sayende karlı

havaları sever oldum.Dördüncü buluşma AKUT telefonlarını meşgul

ediyorum.Fakat ulaşamıyorum.Derken AĞRI Dağında buluşma gerçekleşi

yor.Uzun zamandır incelediğim kişilik arkadaşı için ağlıyor ve

anlayamadığım şekilde ama sessizce ağlıyorum.

 

derken yeni bir buluşma , görüyorum ki sözünde duruyorsun ve

yaşadığın tecrübeleri paylaşmak için her yolu deniyorsun.Gazete

yazılarından bir küpür derlemesi hazırlayıp kütüphaneme yerleşti

receğim.Lütfen bize ulaşmaya devam et. S.

 

Yaptiklarinizi keyifle ve gururla takip ediyorum...Sizin gibi insanlarin olmasi gercekten gurur veriyor bana...sanirim dusuncelerinizi ve yolunuzu yurekten paylastigim icin boyle hissediyorum...

 

kitaplarinizi ve yazilarinizi her zaman zevkle okuduk ama ozellikle 19 Mar 00 yani dunku kose yazinizdaki rafinelik icimizi aydinlatti. ayni yaziniza eslik eden fotograf gibi. tebrik ediyoruz.

 

MERHABALAR ..

SONUNDA UZUN BIR SUREDEN BERIDIR SIZE BENIM GOZUMDEKI "SIZI" ANLATMA

CESARETINI BULDUM KENDIMDE.ONCELIKLE YITIRDIĞINIZ SEVGILI ARKADASINIZ SN.

ISKENDER IGDIR ICIN UZUNTULERIMI SIZE ILETMEK ISTERIM.KENDISININ ADINI HER

NE KADAR YALNIZCA O UZUCU DEPREDE DUYMUS OLSAMDA SIZIN YAZILARINIZDAN TAKIP

ETTIGIM KADARIYLA EMINIMKI SIZE BU DENLI YAKIN OLABILECEK COK ENDER

INSANLARDANDI KENDISI. AMA BIZ ONUN HEDEFLERININ GERCEK OLMASINI AZ YADA COK

BUNLARDAN HABERDAR OLAN SIZDEN BEKLIYORUZ.

YAKIN BIR TAKIPCINIZ OLDUGUMU SOYLERSEM SANIRIM YALAN OLUR BU. TV

SEYRETMEM IMKANSIZ OLDUGUNDAN DOLAYI YALNIZCA HURRIYET PAZAR'DAN TAKIP

EDEBILIYORUM SIZI. VE 17 YASINDA SIZIN GIBI "KULTURLU" BIR INSANI KESFETMIS

OLMAKTAN, SIZI GELECEGIM ICIN ORNEK ALINACAK EN UYGUN KISI SECMIS OLMAKTAN

OYLESINE GURURLUYUMKI ANLATMAM IMKANSIZ..

BENIM ICIN HERNEDENSE BIR INSANIN KULTURLU OLMASI DEMEK ONUN BIR "INSAN"

OLDUGUNUN GOSTERGESI DEMEKTIR.VE SIZ BUNDAN DAHA FAZLASINA SAHIPSINIZ

INANIN. GAZETEDE KI ROPORTAJINIZ HALA DUVARIMDA ASILI VE EN AZINDAN SIZE

DAIR SUNU BILMEK BILE COK MUTLU EDIYOR BENI : SU ANDA TAM KARSINIZDA BENIM

SAHIP OLMAYI HAYAL ETTIGIM BIR KUTUPHANE DURUYOR...

ISTE SIZ BUSUNUZ YAA..

HARIKA BIR EGITIM...

KAR LEOPARI UNVANI...

KOCAMAAAAN BIR KITAPLIK...

VE O YUZUNUZDEKI DOGAL IFADE..

 

 

19 Mart Pazar günü köşendeki yazını okudum .Kozmik enerjiyle dolu yazılarının devamını diliyorum. Zaten bizim kendi parçamız olan ama bizim olmayanmış gibi davrandığımız doğanın gerçek mistizmini ve felsefesini seninle paylaşıyorum.Bu enerjinin ve ezotorizmin,insanoğlunun kabul edebileceği yüksek bilince dönüşene kadar evrende dolaşacağını ve yok olmayacağını bildiğim için mutluyum.

 

"Düşüncelerimde ,zirvelerin en yükseği sonsuz olduğudur."

 

Sizi iki konuda kutlamak istiyorum. Birincisi, almis oldugunuz yeni ödül, ikincisi ise 'Daglarin mistik cekiciligi' baslikli yaziniz.

 

Simdiye kadar yazmis oldugunuz bütün yazilari herzaman ilgiyle okudum. Ancak yazilarinizda hep bir eksiklik hissederdim. Genellikle, ilginc yer, kisi ve olaylardan tarafsiz bir sekilde bahsederdiniz. Sonra farkettim. Yazilariniza duygularinizi katmiyordunuz. Bunu bilincli yapip yapmadiginizi bilmiyorum. Sizin o yazdiklarinizdan cok daha fazlasini ifade ediyor olmaniz gerektigine inaniyordum. Ve sonunda gecen haftaki yazinizi okudum. Olaganüstüydü. Bence özümsenmis deneyimlerin ve duygularin bir senteziydi. Tebrik ederim.

 

Bundan sonra da, yasananlari kendi engin deneyimlerinizin duygu ve düsünceleri ile birlikte yazmaniz dilegiyle, saygilar.

 

pardon oradan görünüyormuyum???

ama sadece görünmem yetmiyor.okuman lazym nasuh

abi.aslynda böyle yazmak çok garip geliyor.kendimi o

foto?raf biriktiren genç kyzlar gibi hissediyorum.ama

bir rastlanty eseride kar?yla?mayaca?ymyz için sana

yazma ihtiyacy duydum.umarym benim öyle biri

ylamdy?ymy anlamy?syndyr.biraz önce nasuh abi dedim

çünkü ilk defa birinin abim olmasyny istiyorum. (tabii

bir mahsuru yoksa.biliyor musun ben da?cy olmak

istiyorum.hem de çok.inan hiç bir ?eyi böyle çok istememi?tim.''çok istenilen ?eyler pek olmazmy? ''sözünü de pek takmyyorum. ayryca bu konuda kimse bana destek olmuyor.çünkü kimse zirveye ula?manyn gururunu bilmiyor ki....herkesi imrendirece?im.sonra

arkada?larymy ....o zirveye ula?ty?ymda ?öyle bir el sallayaca?ym onlara.sence çok ?ey mi istiyorum bana söyler misin?? mümkün olsaydy senden yardym isterdim.abim olarak arkamda olmany,beni e?itmenive hiç byrakmadan beni yeti?tirmeni isterdim.dü?ünsene genç birini yeti?tirmi?sin(15 ya?ymy daha yeni doldurdum)ve bir dede oldu?unda senin yeti?tirdi?in bir usta olacak.?ey..yani...bunu yapmak zorunda de?ilsin tabii...ama kabul etmesende hiç merak etme.yeminimi ettim bir kere.bunu mutlaka ba?araca?ym.sonra kar?yna büyük bir da?cy gelirse hiç ?a?yrma o ben olabilirim.

B.

 

NOT1: ÖZ ABYM YOKTUR!!

 

NOT2: HAYATIMIN SONUNA KADAR YAPTI?IN Y?LERDE

DESTEKLENDY?YNY BYLMENY YSTERYM.

 

sayın nasuh mahruki bey,

"bir dağcının günlüğü" isimli kitabınızda bahsettiğiniz az sayıdaki

arkadaşlarınızdan biri olmayı ne çok istemişimdir. ama sizler çok

uzaklardasınız, zirvelerdesiniz. aşağılardan sizlere el sallasak acaba

görebilir siniz?

sizlerle uzun süredir tanışmak, yazışmak istiyordum. ancak sizleri

rahatsız etmemek, aktif çalışmalarınızdan alıkoymamak, duygusal

serüveninizde sizleri kendi iç dünyanızla başbaşa bırakmak gibi sebeblerle

e-mail göndermedim. ancak gün geçtikçe sizlere olan hayranlığım, sevgim

arttı. sizleri şimdi daha çok takdir ediyorum. belki ruhi gelişiminizde

ulaşacağınız daha engin noktalar olabilir ama sizler "yolda olan" bir

kişisiniz.

yayınlanmış eserlerinizi hemen hemen okudum. ve dahi öğrencilerime

tavsiye ediyorum. 19 Mart 2000 tarihli Hürriyet Gazetesi, Bayram ekindeki

"dağların mistik çekiciliği" başlıklı yazınızı okuduktan sonra artık

yazacağım dedim. (not: bu yazınızı izin verirseniz kişisel sitemdeki "seçme

yazılar" bölümüne koymak istiyorum.)

kendimi tanıtayım: 1967 Bursa Doğumluyum. Uludağ Ün. İlahiyat

Fakültesini bitirdim. Şimdi Karadeniz Teknik Üniversitesi Rize İlahiyat

Fakültesi'nde, Din Psikolojisi Öğretim Elemanıyım. Muhammed İkbal üzerine

doktora tezi hazırlıyorum.

amatörce de olsa Bursa'da, ufak ve mütevazi bir ekiple Uludağ'da

dolaşanlardanım. Uludağ'da sizi sıklıkla anıyorum. sizin dağ'ı fethetme

değil, kendinizi keşfetme şeklinde dağcılığı tanımlamanız bizleri

heyecanlandırıyor.

sözü uzatmak istemiyorum. belki günün birinde bizzat tanışır da sizin

gözlerinize baka baka konuşma, duygu alışverişinde bulunma tecrübesini

yaşarım.

bu arada iyi niyetinize dayanarak bazı notlar iletmek istiyorum:

1) Marco Pallis'in "The Way and The Mountain" kitabı. Mustafa Armağan

da bu kitaptan yazılarında birkaç kez bahsetti. sanırım bu kitap onda da

var. Yunanlı bir tradisyonalist olan bu kitaba ulaşabildiniz mi? ulaşma

imkanınız oldu ise kitabın içeriği hakkındaki düşünceleriniz neler?

2) Sezai Karakoç Bey'in "Ruhun Dirilişi" isimli eserinde "Dağ Çağrısı"

diye bir bölüm var. Dini bir perspektifle ve merkeze peygamber-dağ

ilişkisini koyarak bir açılım getiriyor. yazının mistik yönü de ağır

basıyor. bu yazı hakkındaki yaklaşımınızı da merak ediyorum.

3) Bursa'da dağcılık ekibimizde Mücahit Koca ağabeyimiz var. Yıllarca

süren tecrübelerini sonunda mısralara döktü. kitabı adı: "Dağ Çağrısı". ben

bu kitaba bir tahlil yazısı yazdım. Sanırım Yedi İklim Dergisi'nde Nisan

veya MAyıs aylarında yayınlanabilir. bu yazımda "bir dağcının günlüğü"nden

de alıntılar yaptım. yazıya ayrıca kişisel web sitemde çalışmalar/serbest

çalışmalar/kitap tahlil yazıları içinde "Uludağ'ın Çağrısı'na Katılanlar"

başlığını tıklatarak ulaşabilirsiniz. (not: arzu ederseniz bu kitabı sizlere

postalayabilirim.)

şimdilik bu kadar. eğer meşgul ettiysem şimdiden özür dilerim. lütfen

bu mesajı sizi seven bir gencin duyguları olarak kabul ediniz. selam ve hürmetler.

 

23 Nisan 2000 tarihli Hürriyet gazetesindeki köşenizde yer alan yazınızda belirttiğiniz "Fotoğrafevi" ekibine ulaşmam konusunda yardımlarınızı rica etmek istemiştim. Yazınızı okuduğumdan beri kendilerine ulaşmayı maalesef başaramadım. Yoğunluğunuz arasında vakit ayırır ve bana sadece telefonlarını ulaştırabilirseniz çok sevinirim. Uzun süredir Katmandu ve civarina gitme hayallerime (yalnız yola çıkma cesaretini henüz bulamayanlardan biri olarak) sanırım bu grup ile ulaşma fırsatı bulabilirim.

 

Bu arada ; bugüne kadar ki tüm çalışmalarınız ve yaşam tarzınızı uzaktan gıpta ve hayranlık ile izleyen biri olarak, son zamanlarda tarafınıza yöneltilen tüm suçlama ve yıpratma kampanyalarını - üstelikte size bunca acı veren bir kaybın üzerine yapılıyor olmasını - üzüntü ve dehşet içinde izliyorum. Ancak biliyorumki özünü yakalamış siz gibi insanların yapısını etkileyemeyecek sadece insanlık adına üzecek küçük olaylar bunlar. Yolunuzda devam edeceğinize inanan pek çok kişiden biriyim ve keyif alarak sizi izlemeye devam edeceğim.

 

Ekonomik gücü pek olmayan, İzmir'de yaşayan, 43 yaşında enerjik-emekli bir hanıma buradaki arkadaşlarınızın herhangi bir anlamda ihtiyacı olursa da yardımcı olmaktan sadece onur duyarım.

 

Seni uzun zamandır izliyorum , başarıların ,

kararlılıgınla emin adımlarla ilerliyorsun

Az önce köse yazını okudum gezmek

görüp ögrenmekten bahsediyorsun

evet iyi güzel de bunun icin sence paraya

ihtiyaç yok mu?

Ben sadece bir ögrenciyim işletme ogrencisiyim

ve senin söylediin gibi gezip görmek icin

mezun olup para kazanmam gerekiyor

peki bana şu sorunun cevabını verebilir misin?

Yıllar içimdeki heyecanı öldürecek mi?

 

sizim mail adresinizi bulmak için çok ugra?tym ama

buna deydi dogrusu.size K2 tyrmany?ynyzda ba?arylar

dilemek için fyrsat buldu?uma sevindim.ama bulu

?imdimi yoksa dönüncemi okursunuz bilmem.

ben erciyes üniversitesinde okuyorum. sizi ve

ugra?tygyz her ?eyi takdir ediyorum çünkü her i?ten

yüzünüzün aky ile çykyyorsunuz

ailem sizi ailedenmi?cesine seviyor.hele annem akut çaly?malarynda 'gitsende nasuh abine yardym etsen 'diye söylenip duruyor. benim sizden ricam AKUT a üye olmak için neyapmamyz gerek? bunu bana iletirseniz çok mutlu olurum.

 

Ben V, Bornova-Izmir'den.

 

Sizi seven ve sayan cok sayida insandan biri

diyelim...Izmir'e, Ege Universitesine geldiginizde

sizinle tanismak buyuk bir zevk olacak.

 

Su ana degin ne yazdiysaniz okudum. Kitaplariniz,

hafta sonu yazilariniz, sky life'da cikan yaziniz vs.

 

Hepsi icin sonsuz tesekkurler...Icimizdeki gezgin ruh,

ic yolculugumuz, kedimizi tanima gayretlerimiz yazdiklarinizla canli kaldi hep...

 

Sizin doguya olan ilginizi biliyorum. Bir sure Hindistan'da yasadim ve gezdim...Son sinif tren yolculuklari ile bir bastan basa gecerken koca ulkeyi ayni ruh halini tasiyordum. Tamil Nadu'dan Gorakhpur'a ve oradan da Nepal-Kathmandu'ya.. Yolculugun Bombay (Mumbai)-Gorakhpur-Kathmandu ayaginda esim de benimle birlikteydi...Yasadiklarimizi tamamen amatorce dia cekerek, gunlukler tutarak belgeledik.

 

Izmir'e geldiginizde vaktiniz olursa mutavazi fakat sicak bir dia gosterisine bekleriz. Bu bizim icin buyuk mutluluk olur... Birbirimizi tanimasak dahi paylasacak cok ortak konu olacagina eminim.

 

merhaba,

aslinda biraz tembel bir insanim ve aklimdakileri

uygulamaya dokemem,

o nedenledir ki ilk kez gazetede okudugum bir yazi

hakkinda, yazarina ulasma gayreti icindeyim.

yaziniz beni cok etkiledi. izmirde uyesi oldugum

dagcilik klubu etkinlerinin en azindan zaman ve

kabiliyetimin elverdiklerine katilmaya calisiyorum son

5 yildir. cok yukseklere cikmadimsa da en azindan

pazar gunleri duzenlenen yuruyusleri kacirmamaya

ozen gosteriyorum ve bu yuruyusler ve bazi kamp

etkinlikleri sirasinda ben de daglarla ve agaclarla konusacak,dokunup, vedalasacak kadar seviyorum dogayi. bunlari hic kimseye itiraf edememisken boyle bir yazi beni cok mutlu etti. daglari ve dogayi icimize sigdirabildigimiz olcude bu yasamin gercek bir parcasi olabilecegimize inaniyorum. hosgoru ile ilgili bolumler de bence cok dogruydu ozellikle Aragon un sozu benim de cok hosuma gitti. ve bu yaziyi okur okumaz, bir gun once (cumartesi) soylenerek ayrildigim erkek arkadasimi aradim. kizginligim gecmemesine ragmen hosgoru penceresinden baktiginizda insanin mikrolarda ne kadar tumden uzaklastigini goruyorsunuz ve gercek degerleri ne kadar cabuk tuketmeye meyilli oldugumuzu. ve evet pazar gunu bizim icin baris dolu bir gundu ve deniz kiyisinda harika bir pazar gecirip gunesi ugurladik, sizin sayenizde... tesekkur ederim. F.

 

Sevgili Nasuh,

Izninle sana tanidigin bir arkadasmis gibi yazmak istiyorum.

Avrupa'da dagitilan, Hurriyet gazetesinin kelebek ekinde 9 mayis'ta cikan yazini okudum ve gercekten cok sevdim, dolu dolu buldum.Gazetenin neredeyse tamamini okudugum icin senin yazilarinida hic aksatmadan okuyorum.

Saniyorum gazetede yazmaya baslayali cok uzun zaman olmadi.Hatta, acikca soyleyeyim, ilk yazini gordugumde icimden;"Eyvah, medyamiz yine bir -Kahraman- katti bunyesine, umarim O' nu da kisa surede eskitmezler ve demode etmezler" dedim.(Yeri gelmisken , basta seni ve tum AKUT ekibini, deprem felaketleri sirasinda ulkemizde ve komsularimizda yaptiginiz, ve sizleri bir anlamda -Kahraman- yapan tum calismalariniz ve cabalariniz icin yurekten kutlar, saygilarimi belirtmek isterim).Bir taraftanda gazetede yazmaya baslamana cok sevindim.Dogayla icice, dogaya saygiyla ve de o' nun karsisinda haddimizi bilerek, ama yine o' nunla mucadele etmeyi bir yasam bicimi, hatta felsefesi yapmayi cok isteyen biri olarak, yaptiklarini biraz giptayla ve hayranlikla izlemeye calisiyorum.Ben de her nekadar turizm ve ticaret amacli olsada; yuruyus, dag bisikleti, binicilik, kaya tirmanisi, kano, kanyon, ruzgar sorfu, katamaran, dallarinda sinirlida olsa biraz egitim almis, bu dallarda rehberlik ve birazda egitmenlik yapmis biri olarak, yaptiklarina ayri bir duyarlilik gosteriyorum.Yasadigin bir cok tecrubeye, hatta en yakin arkadaslarindan birini(Iskender Igdir) kaybetmen gibi cok aci olaylara ragmen, yilmadan, sevgini ve hirsini kaybetmeden cabalamaya devam etmen cok hos, ayrica dogayla mucadeleni, o' nunla icice olmani, sadece fiziksel ve de mekanik bir duzeye indirmeden, felsefi bir duzlemde algilaman, Sokrates' den, Descartes' den, Kant' dan yaptigin alintilarla cok guzel anlasiliyor.Ne guzel soylemissin ;

"Dogruya giden yollarin sonsuz oldugunu ve bu yolu arayan herkes kadar yol oldugunu"

Yollarimizin birgun bir yerlerde kesismesi dilegiyle, sevgiyle...

Hosca kal.

 

SAYIN NASUH MAHRUKİ,

PAZAR SABAHINA HÜRRİYET GAZETESİ EKİNDE DAĞIN YOLU(2) YAZINIZI OKUYARAK BAŞLADIM.YAZINIZI BÜYÜK BİR KEYİFLE OKUDUM.YAZINIZDA " BİZLERİ TIRMANDIRAN ORADAN ORAYA SAVURAN ŞEY; DERİN BİR YAŞAMA ARZUSU,DOLU DOLU,SOLUK SOLUĞA,ÖZGÜRCE,SONUNA KADAR YOĞUN,TUTKULU VE GÜÇLÜ BİR YAŞAMA ARZUSU " DEMİŞSİNİZ.BU YAZI BENİ SİZİNLE DÜŞÜN CELERİMİ PAYLAŞMAYA YÖNELTTİ.BEN DE ŞAHSEN KASIM 1999 'DAN BERİ BEŞİKTAŞ SİVİL SAVUNMA KURTARMA(GÖNÜLLÜ) OLARAK FAALİYETLERİMİ ARALIKSIZ SÜRDÜRÜYORUM.ARADA BİR EKİP OLARAK SİZİ ANIYORUZ.SON GEZİMİZ VE KAMPIMIZ AKYAZI SÜLÜKLÜGÖL KAMPI OLDU.BURADA İNSAN AZMİNİN VE DOĞAYLA MÜCADELENİN NE DEMEK OLDUĞUNU ÇOK İYİ ÖĞREN DİM.ÇALIŞMALARIMIZI AYLARDIR BEŞİKTAŞ KAYMAKAMLIK BİNASI İÇİNDE BAHÇEDE SÜRDÜRÜYORDUK.KAMPLARDA İSE TÜM BİLGİLERİMİZİ UYGULAMA İMKANI BULMAYA BAŞLADIK.DAHA ÖNCE DE İZMİT MAŞUKİYE KARLITEPEYE ÇIKMIŞTIK.BENİM İÇİN YENİ BİR YAŞAM ANLAYIŞI VE İÇ YOLCULUK BAŞLAMIŞ OLDU.ÖNÜMÜZDEKİ HAFTA DA ŞİLE'YE SADECE SIRT ÇANTALARI İLE 80 KM LİK 2 GÜNLÜK YÜRÜYÜŞ PLANLANIYOR.BU YÜRÜYÜŞ İÇİN NE KADAR DAYANIKLI OLUP OLMADIĞIMI TABİ BİLEMİYO RUM.VE BUNU ÇEVREMİZDEKİ İNSANLAR KESİNLİKLE ANLAMIYOR VE ZAMAN KAYBI OLARAK NİTELENDİRİYOR.ANCAK SİZİN GİBİ AŞKIN İNSANLARIN ÇABALARI VE FAALİYETLERİ BANA GÜÇ VERİYOR.SİZİ EN SON VİLAYET DE SÜLEYMAN DEMİREL'İN SİVİL SAVUNMA EKİPLERİNİ DENETLEMEYE GELDİĞİ GÜN GÖRMÜŞTÜM.TANIŞMAK DİLEĞİYLE SİZE VE EKİBİNİZE ŞANS DİLİYORUM SAYGILARIMLA...

S.

Sn.Nasuh Bey;

 

Size İskender beyin vefatını öğrendiğim zamandan beri yazmak, acınızı

paylaşmak istemiştim. Özellikle size yöneltilen eleştirlere ne kadar

üzüldüğümü belirtmek için yazmak istiyordum. Bugün köşenizdeki yazınızı

okuduğumda eğer bugün bu isteğimi gerçekleştirmezsem üç ay beklemem

gerektiğini gördüm, son bir yıldır yaşadığımız acılarla da hayatın

bekletilmeye gelmeyeceğini günü yaşamak gerektiğini öğrendim.

 

Kişiliğinizden ve yaptığınız faaliyetlerden çok etkilendiğimi ve size hayran

olduğumu belirtmekten gurur duyuyorum. Çok yönlü kişiliğinizi, yardım

severliğinizi, centilmenliğinizi ve düşüncelerinizi gerçekleştirmek uğruna

risk almanızı kendime örnek alıyorum. Bu uğurda yarın K2'ye Dağların Dağını

fethetmek üzere çıkacağınız yolculukta size başarılar diliyorum. Bu

dileğinizi gerçekleştirip tekrar köşenize ve okurlarınıza döneceğiniz günü

sabırla bekleyeceğim. Yazınızda belirttiğiniz gibi zorlu bir dağa

tırmanacaksınız, umarım size fazla zorluk çıkarmaz.

 

Lütfen bu zor ekspedisyonda yanınızda olacağımızı, iyi haberlerinizi

beklediğimizi unutmayın. Size tekrar iyi şanslar dilemek istiyorum.

 

Görüşmek üzere, sevgiyle kalın.

 

Sayın Mahruki,

 

Bugünkü Hürriyet'te çıkan yazınızı okuyunca ilk defa olarak gazetede köşesini okuduğum bir yazara mail atmaya karar verdim.

 

Hayatım boyunca ağaçlardan başka bir şeye tırmanmadığım halde , K2'nin ününü biliyorum. Bu yüzden size yazıp şans dilemek istedim. K2'nin sizi bizden almasına izin vermeyin lütfen. Size ve ekip arkadaşlarınıza bol şanslar diliyorum. Dualarımda artık sizin de yeriniz olacak. Ta ki sağ sağlim döndüğünüzü okuyana kadar..... Bir kere daha "Bol şanslar". Allah yardımcınız olsun...

 

A.

 

Kumara yatıranlardan değilim ben evreni

Ben insanoğlunun o gamlı ulu sürüsündenim bütün bütüne

Hiç görülmemiştir fırtınadan kaçtığım

Kollarımla bastırdım yangını her seferinde

Hendeği de bildim savaş arabalarını da

Güpegündüz sakınmadan söyledim en ters düşüncelerimi

Ve geri çekilmedim suratıma tükürmeye geldiklerinde

Alnı damgalı yaşadım

Bölüştüm kara ekmeği ve herkesin gözyaşlarını

Çıktıysam sadece kendi kuleme çıktım.

Louise Aragon (Çeviri: Sait Maden)

 

 

Merhaba! Bu dizeler bana sizi hatırlatıyor.

İyi ki varsınız. Bu cümle istediğimden daha sönük gözüküyor nedense. Aragon'u sevdiğiniz için sizi daha da çok seviyorum, eskisinden.

 

evet merhaba Nasuh

hem de yüreğimden yüreğine

ne bir arzu yüklü

ne de bir korku

sımsıcak sevgi dolu bir

merhaba

 

güzel bir pazar öğleni "her şeçim fedekarlıktır" başlıklı yazınızı büyük bir keyifle okudum.

 

almasını bilen vermesini, vermesini bilen de almasını bilmeli.

 

Gönlünüze sağlık; yolunuz aydınlık olsun.

 

K.

 

Merhaba,

 

bundan bir kac hafta onceki bi yaziniz baya hosuma gitti ve o gun bugundur hurriyet in pazar ekindeki yazilarinizi kacirmamaya calisiyorum...

ozellikle bugunku yazinizi cok begendim...

neden bilmiyorum, ama bazi fikir yazarlarinin, felsefe ve yasam tarzi uzerine yazdiklari yazilari annamak, kendime yakin bulmak zaman zaman gercekten zor olmustur

belki hayata bakis acilari, dusunce tarzlari ve dusuncelerini yaziya dokmeleri acisindan farkli olduklari icindir...

fakat sizin yazilarinizin pek cogunda kendime ait bir seyler buluyorum

zaman zaman soylemek istedigim, fakat sozlere dokemedigim, bazen de uzerinde dusunmeye fazla vakit ayiramadigim icin ulasamadigim sonuclara burada rastlamak gercekten hosuma gidiyor...

dusunce gelisimiyle ilgili soyledikleriniz, phaidon diyalogunu yorumlamaniz sanki icimdeki bir yerlere dokundu...

:o)

bu tip yazilari okumak, uzerinde dusunmek, kendimce yeni sonuclara ulasmama yardimci oluyor ve icimde bir seylerin uyandigini hissediyorum...

 

sporun ve sporcunun sadece fiziksel acidan degil, ayni zamanda ruhsal ve fikir acisindan da nerelere ulasabilecegi acisindan bence gayet iyi bir ornek olusturuyorsunuz...

sporun hayatinda onemli bir yer tuttugu bir baskasi olarak, bu bilince ulasmis olan size son derece saygi duydugumu belirtmek isterim...

umarim bu etkilesim ayni sekilde devam eder...

 

basarilarinizin devamini dilerim...

 

saygilar,

 

M.

 

Merhaba,

Yazilarini begeniyorum, biraz burukluk ve pismanlik

yaratsa da bende. Hos, okudugum cogu yazi bende bu

duygulari yaratiyor. Aslinda, bunlari hissetmemeye

baslamaktan korkuyorum. Bir sekilde icimdekileri

uyanik tutmam gerekiyor cunku...

'Ozgurluk ve mutluluk icin agir bir bedel degil, insan

zamani geldiginde iplerini koparmaktan korkmamali.'

Ipleri koparmanin belli bir zamani var mi dersin? Ne

oldugunu, neden oldugunu bile bilmeden birseyler

yapman gerektigini dusunmek, zamani geldi mi demektir?

Zamani gelince anlar mi bunu insan? Peki ya, kisinin

dayanma gucu yukseklerdeyse ve icinde bulundugu duruma

ayak uydurabiliyorsa iyi kotu, zamanin gelip

gelmedigini nasil anlar?

Zamani coktan gelip de gecmis olmasin?

Aslinda bu sorulari durmadan, bikmadan kendime

soruyorum. Insanin cevresinde bazi seyleri konusacagi

insanlar olmayabiliyor. Konussan da hep ayni cevabi aliyorsun... -Hayat bu, ise git, gel, haftasonunu iple cek...o kadar. Bir yerde patlayacagimi biliyorum, ama bu patlamanin cok gec geleceginden korkuyorum.

Bir ara, ufak bir deftere hayatimda mutlaka yapmak istediklerimin listesini yazdim. Aradan birkac ay gectikten sonra, aklima geldi o defter, ve acip okudum, nerdeyse tamami, gezmek, dogada olmak, daglara cikmakla ilgiliydi...Hala da degismedi o hedefler...Yillar oncesinden beri aklimda olan, uzun lastik botlarla golde balik avlamak filan gibi detayli hedefleri bile yazmisim o deftere. Bu amaclarimi hep diri tutmak icin, surekli okur oldum o notlari artik... Unutmamak icin caba gosteriyorsam, gercekten istemiyor muyum? Yo degil, bende utopyalastirma huyu vardir. Cevrem, icinde yasadigim hayat beni bogar ve utopyalastiririm isteklerimi. Hakkinda sadece deli gibi siir yazilan bir konuya donusur zamanla. Bundan once bir konuda boyle oldu bu, neyse ki irdeleyip uzerine gitmistim. Sanirim Bir Dagcinin Guncesi'ndeydi, 'torunlara hikaye'den bahsetmistin, torunlarima gerceklestirmedigim hayallerimi, bosa harcadigim potansiyellerimi, ve ise gidip gelme hikayelerimi mi anlatacagim? Neden bu kadar zor geliyor peki gezmenin, dogada olmanin pesine gitmek?

Cunku mimarligi seviyorum, belki ondan nefret etmem

gerekli gezip de yazarak hayatimi kazanmak icin.

Sevdigin birseylerle ugrasiyorsan, nasil kopartirsin

baglarini?

Hersey iki kati zorlasiyor boyle olunca. Hem

kopartacaksin baglarini, hem de sevdigin bir isi

yapmayacaksin artik. Ote yandan, simdi de sevdigim,

sevecegime inandigim, hayal ettigim seyleri

yapmiyorum. Belki de sadece denge meselesi...

Soylesene, bu hep boyle zor mu olur?

Bazen, nasil para kazanacagimi umursamadan, nereye

gidecegimi de umursamadan, sadece gideyim

diyorum...Ancak boyle yapacagim herhalde zaten.

Oya Ayman'in Gunes Topraklari'nda okudugum birsey

carpmisti beni: Ekvador'da at bakiciligi yapan bir

Turk'e rastliyor, cocuk birkac sene once dunya turuna

cikmis, hem calisiyor hem geziyormus.

Gezdikce yazsam, arada bir de Istanbul'a donsem, bir

de mimarlik yapsam...Istedigim hayat bu.

Ne kadar zor veya kolay oldugunu denemeden bilemeyiz,

oyle degil mi? Zor, herkese gore farkli.

'Belki de bize delilik gerek' Aslinda delilik, sadece

onunde oldugu icin yasadigin hayati yasamak.

Istediginin (net olarak tarifleyemesen bile) pesine

dusmek yerine, onunde oldugu icin, kolay lokma oldugu

icin, icinde bulundugun hayati yasamaya devam etmek;

kacmanin ta kendisi.

Bu gezme istegimden bahsettigim bir kisi bana 'sen

kolaya kaciyorsun, savasmak yerine kacmak istiyorsun'

demisti. Bir sure dusundum bunun hakkinda, ve neyi

farkettim biliyor musun, asil kacis, bu hayati

yasamak. Onumuzde olan, her sekilde tanimlanmis olan

hayati yasamak:kacmak. Bu gune kadar benimle benzer

hayati yasamis birinin, 50 sene sonrasini o kadar

rahatlikla gorebiliyorum ki! Kendi hayatimin 50 sene

sonrasini da o sekilde gormek istemiyorum.

Asil kacis, var olana teslim olmak. Bilinmeyene,

alistigini gordugun disinda olana gitmeyi istemek,

kacmak degil. Cesaret mi; belki. Olumlu (noktali o, u)

oldugunu bilmek mi; evet. Sanirim bu olumu, yasami,

insanin ne kadar anladigiyla iliskili.

Yine de, soylenecek soz bol, onemli olan ne yaptigin.

Keske, mimarligi bu kadar sevmeseydim...

(O zaman da baska birsey olurdu degil mi,terk etmek

istemeyecegim...)

Dedigim gibi yazilarini okumak hosuma gidiyor. Bugun okudugumda, bu bahsettiklerimi dusundurttu yazin bana, o yuzden sana yazmak istedim. Ne de olsa payin var bu dusuncelerde...

 

yazılarınızı büyük bir zevkle okumaya başladım.genelde işim gereği ekonomi yazılara ağırlık veriyordum.özellikle kendini tanımakla

ilgili yazı dikkatimi çekti.yazılarınızdan da anlaşıldığı gibi farklılığınız ortaya çıkıyor.size daha önce ulaşmayı düşünmüştüm.birde bu haftaki yazınızı okuduktan sonra size ulaşmak istedim.dün kafamda daha farklı yazı tasarlamıştım.ama bu yoğunluğumda az da olsa birşeyler yazayım dedim. bana bu yoğunluğum içinde destek oluyorsunuz.kafamın dağılması için yazılarınızı gazeteden kesip tekrar tekrar okuyorum ve gelecek için kesin kararları almak için elimi daha hızlı tutmaya başladım.hatta ertelediğim işlere bile öncelik vermeye başladım.çünkü sizide kendime örnek alıyorum.dağların zirvesine ulaştığınızda o başarının tadını bende gerçekleştirdiğim hedeflerde duyuyorum..size başarılar yeni yazılarınızı bekliyorum.......

 

Sayın Mahruki,

Hürriyet Pazar ekinde yeralan yazılarınızı ilgiyle izlemekteyim. 2 hafta önceki yatçılık ile ilgili yazınızıda büyük keyifle okudum ve ne yazıkki 3 tarafı denizlerle çevrili ülkemizde ekonomik ve vergi yükleri sebebi ile bu konuda da ne kadar zayıf kaldığımızı üzülerek öğrenmiş oldum. Ancak çok meraklı olduğum denizcilik ve yatçılık konusunda daha fazla bilgi edinmek amacıyla tecrübelerinizden yararlanmak isterim. Konuyu teorik olarak öğrenebileceğim kaynaklar ve amatör kaptanlık ehliyeti alabilmek için nasıl adım atmam gerektiği konusunda fazla bilgim yok. Ankara da oturduğum için ODTÜ de bu tip kursların düzenlendiğini duymuştum. Ancak sizinde bu konu hakkında verebileceğiniz bilgiler benim için faydalı olacaktır. Özellikle denizcilik konusunda tavsiye edebileceğiniz kaynak kitap isimlerini (türkçe ve ingilizce olabilir) öğrenmek isterim.

 

Doğa ve macera sporlarını seven birisi olarak başarılarınızın devamını dilerim.

 

Saygılarımla,

T.

 

Merhabalar!

Sizinle reelde tanışmıyoruz. Daha doğrusu siz benimle tanışmıyorsunuz. Ben sizi yazılarınızdan kapasitem yettiğince hissetmeye çalışıyorum.

Yazılarınızı ve çalışmalarınızı çok iyi takip ettiğim söylenemez. Ancak kimi zaman öyle konular buluyorsunuz ki, -önemli olan bulduğunuz konular değil(!)- yaklaşım tarzınız ve konuyla ilgili olarak, sonucu bağlamanız beni gerçekten sizi hissetmeye daha da yakınlaştırıyor.

Tarzınızı beğeniyorum. Ancak daha içten şeyler

bekliyorum. İnsanoğlunun hayatlarında tarz olabilecek,

şekilsel şeyler yerine; onların bu yaşam tarzları

bağlamında hissettikleriyle ilgili, olaylar karşısında verdikleri tepkiler ki ben bunlara 'tecrübe' diyorum, (çoğu insan tecrübeyi yanlış algılar. Bana göre tecrübe yaşanan olaylar değil, olaylar karşısında verilen tepkilerdir) bu tepkilerle doğru orantılı olan onların gelişmişlikleri ile ilgili yazılar size daha yakın gibi geliyor bana.

Size neyi, ne şekilde yapmanız gerektiğini söylemek

haddim değil.

Sadece paylaşmak istedim.

Bu konuyla ilgili olarak bana cevap yazmak zorunda değilsiniz...

 

Sevgili Nasuh,

 

Basinda,hakkinda cikan muhtelif yazilar vasitasiyla

kim oldugunu bilmeme ragmen,gecen sene okuudugum

"Bir dagcinin guncesi" adli kitabinda,seni biraz daha

fazla anlama firsatini buldum.

 

Dogaya duydugun sevgi ve saygi ayrica kendini ve hayati

sorgulayan tarzin bana cok ilham verici geldi. Bilgiye olan

acligin ve kendini gelistirme caban,giderek mekaniklesen

ve dolayisyla farkina varmadan hayatla baglarini koparan

insanlarimiza ornek olmali.

 

Diger kitaplarini okuma firsatini daha elde edemedim, ancak

pazar gunu hurriyet gazetesinde yayinlanan makalelerinin cogunu

zevkle okudum, kimileri ufkumda yeni pencereler acti.

Yayimlanan ,yazilarinin icinden bir derleme yapip kitap haline

getirirsen sanirim benim gibi bircok okuyucunu da memnun

etmis olursun

 

Sana nice kesifler.

 

M.

 

Merhaba

Adım N.Size Alanya'dan yazıyorum.Hürriyetteki yazılarınızı,TV'deki

programlarınızı takip eden bir okur ve izleyiciyim.Yaşadıklarınızı Sizin

gibi düşünen insanlarla paylaşmanız gerçekten çok güzel bir olay.Şuna

inanıyorum ki;bu tür güzellikleri hissedebilen ve hayata uygulayıp yaşayan

insan sayısı çok ama çok az.Hele çıkar ilişkilerine dayalı yaşadığımız bu

dünyada.

Sizin kadar profesyonel yaşayamasak da biz de bu tür geziler yaparak biraz

olsun dağların güzelliklerini görebiliyoruz.Belki duymuşsunuz ya da

izlemişsinizdir,her yıl Alanya'da Triatlon,Rafting-Triatlon ve Dağ Bisikleti

yarışmaları yapılıyor.Biz Alanya Doğa Sporları Kulübü olarak küçük çapta da

olsa bu organizasyonları düzenlemeye çalışıyoruz ve bundan da büyük keyif

alıyoruz.Sadece bunun için Sponsor bulamıyoruz kolaylıkla.Yine de

yaşadığımız çalışmayla gerçekten büyük zevk alıyoruz.

Gençleri ve herkesi doğa sporlarına yönlendirdiğiniz için çok

teşekkürler.Geçen hafta kırk kişilik bir grupla buraya yakın olan 1649

m.yüksekliğindeki bir dağa tırmandık.Zirveye çıktık ve zirvede yaşadığımız

duygularla çok mutlu olduk.K2 gibi olmasa da ben sizi çok çok iyi

anlıyorum.Keşke daha fazla kişi bu tür sporlar yapsa ve mutlu olsa.Ben

yaşadığım güzellikleri sizinle paylaşmak istedim sadece.

İşlerinizde başarılar diliyorum.Yazı ve yayınlarınızın devamını

diliyoruz.Teşekkürler.

 

 

Bugün yazdıklarınız için kendi adıma gerçekten teşekkür ederim..

 

Daha önce de yazılarınızı takip ediyordum ama bugünkü yazınız, bana dank ettiren günlerden biri olmasına sebep oldu.. ve hatta yazınızın bir bölümünü arkadaşlarıma mailledim..

 

Heplik ve hiçlik adına tüm içtenliğimle başarılar dilerim.

 

Farkındalıklarımızın gelişmesi ümidiyle..

 

Ö.

 

sanırım ılk msg'ı gonderelı daha bır saat kadar oluyor ama bunu da

iletmeliyim. az once annem kapıdan basını uzatıp bugun mahruki'yi okudun mu

cok guzel yazmıs dedi. bakın bu buyuk bir iltifat cunku herseyi begenmez.

 

tekrar hoscakalın

 

Sevgili Nasuh...

 

Bugün Hürriyetteki köşeni okudum ve çok tanıdık buldum. Seni ne zaman bir TV de ya da gazetede görsem, bunları söyleyebilecek biri olduğunu düşünürdüm ve...söylemişsin...Teşekkürler

 

Ayrıca senin nedense bir "gezgin" olduğuna dair öngörüm var, yanılıyor olabilirim kahin değilim, ben de "hiçbişeyim"... Çok yoğun olduğunun, vizyonlar yüklendiğinin farkındayım fazla zamanını almayacağım (zaman yanılsaması!) Sevgiler sunuyorum, yolların ışıkla döşensin sevgili kardeşim.

 

S.

 

SAYIN MAHRUKİ,

BUGÜN HÜRRİYET'TE YAZINIZI OKUYUNCA 20 GÜN ÖNCE NEPAL'DE SİZİNLE İLGİLİ YAŞADIĞIM BİR ANIYI PAYLAŞMAK İSTEDİM. BEN MARMARA ÜNİVERSİTESİ,İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLERDE ÖĞRETİM

ÜYESİYİM.BAYRAM VE YILBAŞI TATİLİ NEDENİYLE NEPAL VE HİNDİSTAN'I KAPSAYAN BİR GEZİYE ÇIKMIŞTIM.SEYAHATİN NEPAL KISMINDA BHAKTAPUR ŞEHRİNE GİTTİK.HİMALAYALARI YAKINDAN GÖRMEK İSTEDİK,ANCAK SİS NEDENİYLE UÇAK

TURUNA ÇIKAMADIK,NAGARKOT'A GİDEREK AKŞAM GÜNEŞİN BATIŞINI İZLEDİK. İNSAN O MANZARAYI GÖRDÜKTEN SONRA SİZİN HİSSETTİKLERİNİZİ BELKİ DAHA İYİ ANLAYABİLİR.ŞEHİRDE DOLAŞIRKEN KÜÇÜK BİR DÜKKANDAN RESİMLER ALDIK.BİZ

ISRARLA DAĞLARLA İLGİLİ RESİMLER İSTEDİK.BANA NERDEN GELDİMİZİ SORAN DÜKKAN

SAHİBİ TÜRK OLDUĞUMU ÖĞRENİNCE MAHRUKİ'Yİ TANIYORMUSUNUZ DİYE SORDU.HEM ÇOK

ŞAŞIRDIM(ÇÜNKİ İSMİNİZİ ÇOK DÜZGÜN TELAFFUZ ETTİ,HALA BURADA YANLIŞ TALAFFUZ

EDENLER VAR)HEM DE BİR TÜRK OLARAK ÇOK GURUR DUYDUM.SİZİ BİR AN YAKINDAN

TANIYOR DİYE DÜŞÜNDÜM,SİZİNLE KARŞILAŞMADIĞINI ANCAK NEPAL'DE SİZDEN

GAZETELERİN

ÇOK BAHSETTİĞİNİ SÖYLEDİ.

SİZE KENDİ KONUMUNUZLA İLGİLİ BELKİ YARDIMCI OLABİLECEK BİR ŞEYLER SÖYLEMEK

İSTİYORUM.BANA BİRGÜN SAYIN PROF.NUR VERGİN ,ÇEŞİTLİ FAKÜLTELERİN

DEKANLARINI HATIRLAYIP HATIRLAMADIĞIMI SORMUŞTU,BENDE BAZILARINI HATIRLAMADIĞIMI SÖYLEDİM.AMA KENDİ BRANŞINDA ÖNEMLİ KİŞİLERİ VE ESERLERİNİ HİÇ UNUTMAZSIN HERHALDE SENDE ESERLERİNLE ÜNLÜ OL DEMİŞTİ, HOCAYI HEP SAYGIYLA HATIRLIYORUM.NEPAL'DE T.C. BAŞBAKANLARINI VE YA CUMHURBAŞKANLARINI KİMSE BİLMİYORDUR,AMA SİZİ İSMİNİZLE TANIYORLAR, TÜM DÜNYANIN DEPREMDE GÖSTERDİĞİNİZ OLAĞANÜSTÜ ÇABALARINIZLA TANIDIKLARI GİBİ.

UMARIM BU MAİL ELİNİZE GEÇER,SİZE BİNLERCE TEŞEKKÜR,YAŞAMINIZ HEP TIRMANDIĞINIZ ZİRVELER GİBİ YÜKSEKLERDE GEÇSİN.

 

PROF.DR. D.

MARMARA ÜNİVERSİTESİ,İ.İ.B.F.BAHÇELİEVLER

 

merhaba,nasılsınız?

belki okumazsınız diye düşündüm fakat okunma olasılığı da var.bu

yüzden yazıyorum.

jack london ve demokrit haksızlık etmişler.

olasılıkta olma ihtimali kadar olmama ihtimali de var değil mi?

o zaman senin olma ihtimalin kadar olmama ihtimalin de vardı.neden

olmadın(olmamış değilsin de olmuşsun?).sen yaratılmışlardansınve

önemlisin.k2ve evereste tırmanan ilk türk veya müslüman olmandan ziyade

oralara tırmanmış olman ,bunları yapan birisi olarak bize yakın olman ,aynı

dili kulanmamız ,duyguların önemli.

arkadaşının ölümü için şöyle mi demeliyiz?onun orada ölme olasılığı

vardı ve öldü.ama bu olasılık sizin için de geçerliydi,eğer her şeyi

olasılığa dayandırıyorsan tabii.neden diğerleri değil de o?

ölüm için olasılık söz konusu değil.böyle bir ihtimal yok gerçeklik

var.belki bizler için olasılık zaman ve mekan açısından.ölüm gerçeği herşey

için ,dağlar için bile...sadece olasılık yeterli değil ölüm için belki de

hiç kulanılmamalı,ölüm için ,senin bu dünyada oluşun için.

beynim karıştı.belki senin beynini de karıştırdım ama sen de

benimkini.birden size sen demeye başladığım için özür.

sistemdeki sebep sonuç ilişkisi söz konusu olunca olasılık ortadan

kalkmalı.

iradeni kulanısın.sonra herşeyi O'nun külli iradesine

bırakırsın ve insan olarak sonra olasılığı düşünürsün. olma ihtimali de var

olmama ihtimali de dersin.

k2 ve evereste tırmandın.bu olasılık yoktu.iradeni kulandın.külli

iradeye kaldı herşey ve olasılık gerçekleşti.

buralara tırmanma olasılığı senin için oluştu ve gerçekleşti fakat

arkadaşın için olasılık oluştu ama gerçekleşmedi. böyle bir olasılık benim

için ise yoktu ve olmayacak anlıyor musun?

sen kendini sadece doğanın gerçekleşme zamanı gelmiş

olasılıklarından biri olarak görüyorsun. kendin hakkındaki düşüncelerin bu

kadar mı? bundan öteye geçmiyor mu? sadece olmuş olan bir olasılık mısın?

cevabını bekliyorum

senin de bir gün bu yolda öleceğine inanıyorum arkadaşın gibi.nice

tırmanışlara...

eğer size karşı bir saygısızlığım olduysa affedin lütfen(sanmıyorum

ama...)

görüşmek üzere....

 

Ne yazacağım konusunda hiçbir planım yok açıkçası..

 

Sadece bir kaç saat önce yazınızı okudum ve zaten neredeyse her pazar

okuyorum da..

 

Evet gerçekte hepimiz sizi, 17 ağustos öncesinde sadece çok iyi bir

dağcı olarak tanıyorduk.Ancak o büyük misyonunuzu gerçekleştirdiğiniz

an, elbette ki yüreğimizdeki yeriniz de bambaşka oldu..

 

"Yaradılanı sevdik,Yaradan dan ötürü.." sözünün tecellisi yaptığınız

çalışmalar olsa gerek..

 

Ancak zaman içinde yazılarınızı da okuyunca, sizin ; tasavvuf,uzakdoğu

öğr.,metafizik, spiritualizm ve felsefe konularında oldukça büyük bir

birikime sahip olduğunuz izlenimini de edindim..

Zaten "insan ve varlık" sevgisi bu kadar doruk noktalarda olan

birinden de başka birşey beklenemezdi. Hizmet etmek, Kainatta ki en

büyük olgunluk mertebesidir. Başkalarının acıları ile üzülen, mutluluğu

ile sevinene ne mutlu..

 

Bugün yazınızı okuduğumda aklıma iki şey geldi. Biri , Gouthama nın

sözleri sayılan Dhammapadha 'nın ilk cümlesiydi ;

 

"Bugün ki hayatımız dünkü düşüncelerimizin,yarın ki yaşamımız da

bugün ki düşüncelerimizin eseridir. Yaşam aklın eseridir"

 

Ve ikincisi de Kur'an da geçen "insanın Yaradan ın halifesi olması "

durumudur.. Bilirsiniz burada bilenin karşısında bilmeyenin secdesi

vardır. Ancak esas olan burada ki halifeliktir. Kısacası

kainatta "özgür irade" talep eden ve bu serbestlik kendisine tanınan

iki varlıktan biridir (iblis ile beraber) insan..

 

 

Bu nedenle kur'an "insan hayrı çağırır gibi şerri çağırıyor. Hayra dua

eder gibi şerre dua ediyor. Hayır iş sandıkları gibi değil. Onların

uğursuzluk kuşları kendi boyunlarındadır." ayeti ile bize bu fikri

veriyor zaten.

 

Kur an ın temel prensiplerinden biridir bu. İnsanın kendi elleri ile

yaptıkları sonucunda, başına gelen herşeyin şekillendiğini ve alınan

kararların yaşamımızın üzerinde büyük etki yarattığı fikri, islamın

belkemiğidir. Bu nedenle kişi sorumlu tutulur. Ancak anahtar

ayet "bugün sana hesap sorucu olarak özbenliğin yeter!" ayetidir ki

bu ayette "karma" inancını adeta doğrular ve vicdan muhasebesi

olgusunu ortaya koyar.

 

Diğer bir yandan Mesih'in sözleri de hristiyan inacında "kendi

etme, kendi bulma" fikrini yeşertmiştir; "Neyle yargılarsanız, o

şekilde yargılanacaksınız.."

 

Sonuç olarak (bu kadar kısa yazılacak bir konu değil

elbette), yaptığınız büyük insani ve ilahi hizmetlere bir yenisini

de insanları yazılarınız yoluyla bilinçlendirmekle yapıyorsunuz. Ve

bilirsiniz ki bu, bir diğeri kadar önemli ve anlamlı bir çabadır.

 

Allah yardımcınız olsun, aşkınızı arttırsın..

 

Tek istemediğim gereğince taktir edilmediğinizi düşünmeniz ve

üzülmeniz olacaktır. Yazık ki, büyük hizmetler daima geç taktir

edilirler. İnsanlığın yasası olmuş artık bu..

 

Belki M. A. Erbil kadar omuzlarda taşımıyorlar sizi ama,siz ve

arkadaşlarınızın kıymetini anladıklarında da gözleri başka kimseleri

görmez olacak. Her meyva olgunlaştığında düşer..

 

Allah razı olsun

 

Sevgi ve saygılarımla..

B.

 

 

Doğru olan yol bir tanedir......senin gördüğün yol değil

 

menzilin kendisidir..sen çoktan bu güneşin peşine düştün...

 

istesen de istemesen de ışık seni bulacaktır..

 

bu öğretilerin değil yüreğinin aydınlattığı yol...

 

bu senin yolun.....

sen bütünün parçası olmaktan başka, ona ait olduğunun da

farkında olanlardansın......

 

biz ışığın peşindeyiz.........sen de öylesin.......

 

galata mevlevihanesi

 

Selaam

EVET tamamiyle sizin düşüncelerinizi paylaşıyorum /katılıyorum.uzun zamandan beri bende yaşamımızı kendimizin yönlendirdiğini bizimle şu anı yaşayan başka yaşamlarda Ahmet , Mehmet ,Özlem, Nasuh.... ların olduğunu düşünüyorum. Onlar diğer olasılıkları seçenlerdi.

EVET insan eylemleriyle kendisini yaratır. Sonsuz seçeneklerden birini seçerek siz bu noktaya geldiniz. Ama başka bir Nasuh 3 ten 7 ye atlayarak çok sakin heyecansız bir yaşamı seçti belkide ne dersiniz :))

Benim gibi düşünenlerin varlığından geçen yıl emin oldum Richard Bach’ın 'BİR' adlı kitabını okudum evet dedim demek ki doğru düşünüyorum benim gibi düşünenler de var! Geçen hafta ve bu hafta sizin yazılarınızı da okuyunca......

Ank.Üniv.Ziraat Fak.Bahçe Bitkileri Bölümünü bitirdim (sayılır) Antalyada güzel bi serada çalışıyorum 5 aydan beri mesleğimi yaptığım için mutluyum Ama hobilerimle artık hiç ilgilenemiyorum Eskiden trekkinglere, uçuşlara, kamplara giderdik, doğadan geldiğimizin farkına varırdık, ve yine doğaya döneceğimizin.....Şimdi internete bile nadiren giriyorum. Pazar tek tatil günümde sakin sakin oturmak istemiyorum artık, 5 ay boyunca yeterince oturdum. Antalyada doğa sporlarıyla uğraşan bir grup olduğunu duydum/biliyorum.Adları, telefon numaraları hakkında hiçbir fikrim yok siz umarım biliyosunuzdur ve bana gönderirsiniz lütfen

Siz diğer köşe yazarlarından farklı olarak gerçekten düşünen /düşünmeyi bile ,düşündüklerinizi paylaşmaktan mutlu olansınız

güneşiniz solmasın / dağlarınız kaybolmasın

 

DÜŞÜNCELERİNİZ ZİRVELERDEN DAHA YÜKSEK,

ÖNCELİKLE SİZİN GİBİ İNSANLARIN, DÜŞÜNEN İNSANLARIN, VAROLDUĞUNU BİLMEK BANA

MUTLULUK KAYNAĞI OLUYOR.ÖZELLİKLE SON İKİ YAZINIZDAN ALDIĞIM KEYFİ SİZE

İLETMEK İSTİYORUM.BU DÜNYADA,BU ÜLKEDE BENİMLE TIPATIP AYNI DÜŞÜNEN BİR

İNSANI BULMAK NE KADAR HOŞ BİLEMEZSİNİZ.BEN GENÇ OLMAMA RAĞMEN HAYAT BENİ BU

DÜŞÜNCELERE ULAŞTIRDI.TECRÜBELER VE DÜNYANIN BANA SUNDUĞU TERBİYE ETME ŞEKLİ

BAKIMINDAN.ANLADIM Kİ İSTEYEN,ARAŞTIRAN VE OLAYLARA AÇIK İNSANLAR BEN NE

DÜŞÜNÜYORSAM ONLARLA AYNI DUYGULARI PAYLAŞIYORUZ.YAZILARINIZ ÇEVREDEKİ BÜTÜN

OLUMSUZLUKLARA RAĞMEN İNANIN,BANA ÜMİT VERİYOR.UMARIM HERKES SİZİ OKUR VE

SİZDEN HAYATA DAİR İLHAMLAR ALIR.BEN ALIYORUM!YAZDIKLARINIZIN ÇOK DOĞRU

OLDUĞUNA İNANIYORUM VE ÇOK FAZLA BİR YAŞANMIŞLIĞIN,BİRİKİMİN SONUCU OLDUĞUNU

HİSSEDİYORUM.HAYATINIZ BENİM İÇİN HEP ENTERESAN VE ÇEKİCİ OLMUŞTU AMA

YAZILARINIZLA TANIŞINCA SADECE HEYECAN ARAYAN BİRİ OLMADIĞINIZI ANLADIM.SON

YAZINIZI KESTİM VE SAKLIYORUM.SİZ BENİM YAZIYA DÖKEMEDİĞİM,DİLE

GETİREMEDİĞİM BÜTÜN DÜŞÜNCELERİMİ YAZMIŞSINIZ.BAŞARILARINIZIN DEVAMINI

DİLERİM VE SİZE TEŞEKKÜR EDERİM BU KEYFİ YAŞATTIĞINIZ İÇİN...

H.

 

İki haftadır müthiş yazılar! kaleminize sağlık!!

Şimdi belki diyeceksinizdir iki hafta önce kötü mü yazıyordum... tabii ki hayır ben yazılarınızı baştan beri beğeni ile takip ediyorum ama daha önceleri tecrübelerinizdeki mesajlar gizli idi açıkçası yaşadığınız olaylar kişisel fakat çıkarılan ders evrensel (yani aslında hepimiz farklı şekilde yaşadığımız şekli, amacı ,içeriği farklı ama aynı son düşünecek olursanız..) bu kadar basit ve net bir dille açıklanmamıştı . Mailleri okumadığınızı düşündüğüm için yazmadım daha önce ama geçen haftaki yazınızda okuduğunuza ikna olduktan sonra açıkçası sevinerek yazıyorum.. Tabii umarım okursunuz... pazar günleri cidden gazete keyfi yaparken bu yazılarla daha bir mutlu oluyorum TEŞEKKÜRLER!!!

 

Yaşam,doğa ve evren konusunda üst düzey bir anlayışa sahip olmanızdan çok

etkilendim. Genç yaşta kendizi böyle yetiştirebilmiş olmanızı takdirle

karşılıyorum. Hürriyetteki yazılarınızdan umarım birçok kesim

yararlanıyordur. Yanılmıyorsam bir kitabınız olduğunu duymuştum. İsmini ve

nasıl elde edebileceğimi söylerseniz sevinirim. Daha doğrusu tüm

fikirlerinizi okuyabileceğim yazılara ulaşmak istiyorum.

Daima olasılıkların iyileriyle karşılaşın..Sevgiler

H.

1955-İzmir

 

Merhaba,

karsilasmasak da ayni gazetede calismaktayiz. Bu aksam nobetciyim ve pazar gazetesinin prooflarini okuyorum. Az once yazinizi okudum. sadece cok guzel olmus demek istedim. Tarih okyanusunda bir damla...birden kendimle ilgili dusuncelere daldim da...:)

S.

----------------------------------------------------------------------------------------------

 

SEVGİLİ NASUH BEY;

 

Uzun zamandır yazılarınızı ve sizin yaptığınız çalışmaları yakından takip ediyorum. Ve biliyorum ki şimdi benim yazacağım tarz da bir çok mail ve bir çok mektup alıyorsunuzdur. Herkesin yaptığı şeylerden çok fazla hoşlanmasam da onlara katılmamak mümkün değil.

Sizin yazılarınızı hayranlıkla okurken bir dağcının bunları nasıl yazdığını düşünmeden de duramıyordum ta ki “ dikey limit “ filmini seyredene dek. Tüm film boyunca oyunculardan çok gözümde siz vardınız ve bu içtenlik ve bu boyutta bence eşsiz yazıları yazabileceğinizi o an kavradım. İnsanın doğaya karşı verdiği tek olma mücadelesi içinde bir insan ancak bu kadar derin cümlelerle ruhunu katarak yazabilirdi. Sizi tüm sevgimle tekrar kucaklarken bu mükemmel anlatım yeteneğinizden dolayı sizi kutluyorum. En son gecen hafta ki yazınız beni can evimden vurdu. Şu anda kesilmiş bir şekilde cüzdanımda saklı duruyor. Çünkü erdemsizliğin var olma sebebini bu olduğunu yıllar önce keşfetmeme rağmen bunu bu şekilde hem anlatamamış hem de bunu düşünenin tek ben olduğumu düşünerek kendimi bu kalabalık dünya da çok yalnız olduğumu düşünüyordum. İşte yalnız değilim’ in bir ispatı ve savunduğum şeyin böyle güzel anlatılmasının verdiği sevinçle bu yazıyı yanımda taşıyorum.

Çok fazla zamanınızı almak isteyebileceğim en son şey olsa gerek ama beni şimdiden bağışlayın bunca zaman suskun kalan yüreğim aynı şeyleri düşündüğünü bilen bir dostuna bazı şeyler fısıldasın.

Anlamak ve anlatmak istediğim bir çok şey olmasına rağmen şimdi sizin yine çok fazla vaktinizi aldığımı düşünerek hoş çakalın diyorum.

KENDİNİZE EMANET OLUN.

Sevgilerimle Ö.

 

 

SN.MAHRUKI

BEN SUAN LONDRA'DA YASAYAN BIR TURK GENCIYIM.HURRIYETI INTERNETTEN DUZENLI

OLARAK TAKIP EDIYORUM AMA INANINKI ASLINDA BUNU ICIM COK ELVEREREK

YAPMIYORUM.CUNKU NEZAMAN EKRANIN BASINA OTURSAM BEZGIN BIR SEKILDE

KALKIYORUM NEDENINI SIZDE TAHMIN EDEBILIRSINIZ HERHALDE BU MEMLEKETTE HICMI

IYI SEYLER OLMUYOR?BILIYORUM OLUYOR AMA INSANA DEPRESYONA SOKACAK KOTU

SEYLERIN YANINDA DEVEDE KULAK!BURADAKI YABANCI ARKADASLARIMLA NEZAMAN

TURKIYE'DEN BAHSETMEYE KALKSAK DAHA ONCE TURKIYE'YE BIRKAC KEZ GELME GAFLET

VE DELALETINDE OLAN ARKADASIM

TURKIYE'DE BASINA GELEN TRAJIKOMIK OLAYLARI ANLATIYOR.TURKLERE KARSI HICBIR

ONYARGISI OLMADIGINI BILDIGIM BU ARKADASA ONCELERI KIZIYORDUM AMA SIMDI

BILIYORUM KI HAKLI.CUNKU BAZEN INSANIN BAZI SEYLERI GOREBILMESI

FARKEDEBILMESI ICIN SOYLE BIR ADIM GERI ATIP UZAKTAN BAKMASI

GEREKIYOR.INSAN BU OLAYLARIN ICINDE OLDUGU ZAMAN YASADIGIMIZ BUTUN SEYLER

NORMALMIS GIBI GELIYOR, OYSA DEGIL.

NEDEN BIZ BOYLEYIZ?CUNKU TOPLUM OLARAK NE VERILIRSE ALMAYA,NEDENINI

SORMAMAYA,YARINI DUSUNMEMEYE,HELE KENDINDEN BASKASINI HIC

DUSUNMEMEYE,SINEKTEN YAG CIKARMAYA , AMA HAKKINI SORMAMAYA

OYLE GUZEL PROGRAMLANMISIZ KI.

BIRAZ ONCE DEDIGIM GIBI ULKEMIN HABERLERINI OKUMAKTAN ZEVK ALMIYORUM AMA

BUTUN BU OLAYLARA GOZUMU YUMMAKTA BENIM SAHSIYETIME UYMAZ.YAPILAN

HAKSIZLIKLAR BAZEN CIDDI BOYUTTA CANIMI SIKIYOR.ORNEGIN 17 AGUSTOS IZMIT

DEPREMI VE 12 KASIM DUZCE DEPREMINDEN SONRA YAPTIKLARINIZDAN DOLAYI SIZI

BAGRINA BASAN MEDYA VE HALK -ZANNEDIYORUM ISMI ISKENDER'DI-BERABER

TIRMANDIGINIZ GEZI ARKADASINIZIN OLUMUNDEN SONRA DIREKT SIZI SUCLU BULDULAR

VE SIZI BIR ANDA SAVAS SUCLUSU GIBI ITHAM ETTILER.DAHA ONCE SIZIN YAPTIGINIZ

BUTUN GUZEL IYI SEYLERI BIRANDA SILDILER.SIZIN O SIRADA BIR ARKADASI

KAYBETMENIN VERMIS OLDUGU ACININ YANISIRA BIRDE BU SUCLAMALARLA UGRASMAK

ZORUNDA KALMANIZ BENI O ZAMAN MUTHIS RAHATSIZ ETMIS VE UZMUSTU. SIMDI DUSUNUYORUM TURKIYE'YE DONMELIMIYIM DIYE.BURADA KALIP SIZIN DEDIGINIZ

GIBI SADECE KENDIMI DUSUNUP ONUMDEKI MUHTEMEL 50-60 YILI GOZLERIMI TURKIYE'YE KARSI KAPATIP MUTLU BIR SEKILDEMI YASAYIM YOKSA

TURKIYE'YE DONUP BU CARPIKLIKLARI YAPABILDIGIM KADARIYLA DUZELTMEYE

CALISARAK HERGUN CANI YANARAK MI YASAYIM?BEN CEVABI BILIYORUM HER NE

PAHASINA OLURSA OLSUN ORAYA DONECEGIM VE DENIZDE BIR SU DAMLASI BILE OLSA

IYILESTIRME CABALARIMI SURDURECEGIM.

HERGUN CIGERIMIN BIR YARISI BIR KARTAL TARAFINDAN YENIYORCASINA CANIM

ACISADA DONECEGIM.KENDINIZE LUTFEN IYI BAKIN CUNKU MEMLEKETIN SIZIN GIBI

DEGERLI GENCLERE IHTIYACI VAR.

SELAMLAR-SAYGILAR

S.

 

 

Nasuh Mahruki...

Size yazd}g}m ilk e-mail'im bu. Vncelikle kendimi

tanitmak isterim. Ben 25 yasinda bir eczaciyim.

Ocak 2001'den beri kvse yazilarinizi okuyorum,

sakliyorum da |stelik. Cok az sayidaki insanin

basarabildigini yakaladiginizi gvr|yorum. Svz|n|

ettigim " bilingdisi ile y|zy|ze gelmek ve insanin

kendi h|maniter yvn|yle karsilasmasi".

Andre Gide'nin "cok az insan yasami gercekten sever,

bunun bvyle oldugunun kaniti da degisim korkusudur"

svz|ne gelmek istiyorum. Dogru ama ben "hayatin fazla

bir anlami yok, anlamsizligini kabullenip |st|ne

yasiyoruz" a daha cok inaniyorum. Genel olarak d|nyaya

uzak ve alisilmadik bir bakisla baktigimda cogu

insanda bunu gvr|yorum.

Iste bu y|zden, h|maniter ve vzg|r yapinizla kendi

vz|n|ze yani zor olan hedefe ulastiginizi gvrmek beni

mutlu etti, yazmak istedim...

Basarilarinizin devami dileklerimle...

 

 

Merhaba

Tırmanacak dağlar,aşılacak engeller,dahada önemlisi dövüşülecek ejderhalar hiç bitmez. Sevgiyle kalın.

 

yazilarinizi zevkle okuyorum, kendimi paylastiginiz felsefeye yakin

hissediyorum. bu hafta necdet sen'le ilgili yazdiklarinizi o kadar sevdim ki

hemen sitesine baktim. guzel bir surpriz oldu, onu tanidigima sevindim,

yazilarini takip edecegim. bu yazi icin cok tesekkurler.

 

merhaba,

 

malum, belli bir konuda sivrilmis ve yaptigi isde unlenmis kisilerde, ozellikle de o konularda yapilan diger islere ve icracilarina bir tepeden bakma egilimi olmasi neredeyse dogaldir. ama ulkemizde kitligi hic cekilmeyen asagilik kompleksi etkisiyle, kisiler bu egilimlere karsi koymakta ozellikle zorluk cekerler.

 

etrafimiz, kendilerini hep bir numara hisseden "guzel sanatci"lar ile doluyken, pazar gunku 'vertical limit' yaziniz, icimi aydinlatti. tum benliginizle yasadiginiz ve neredeyse sizin en buyuk parcaniz haline gelmis oldugunu dusundugum dagcilik konusunda bu kadar alcakgonullu bir yaklasim icinde olmaniz, bende buyuk bir saygi uyandirdi. tum yazilarinizi takip etmiyorum; beni sizle bu yazida bulusturan, benim film izlemeye olan tutkum. tarafsiz ve siradan bir izleyici gibi, izlenimlerinizi oyle guzel aktarmissiniz ki; nasirlasmis hislerle kritik yapan nice 'unlu' elestirmenden daha iyi bir fikir veriyorsunuz film hakkinda. ama asil soylemek istedigim, "dagcilik bu filmdeki gibi cocuk oyuncagi degildir; biz ne zor sartlar altinda tirmaniyoruz ya da boyle sey olmaz, kulliyen sacma" deseniz bile sizi alkislayacak bir kitleye, bazi gerceklerin altini cizmekle birlikte -keske daha detayli yazsaymissiniz- filmden keyif aldiginizi ve en yakin firsatta tekrar gitmeyi dusundugunuzu, hic k2 tirmanisi yapmamis bir kisinin sahip olabilecegi alcakgonullu bir uslupla icten yazmis olmanizdir.

 

umuyorum yazinizin bana hissettirdikleri gercektir cunku boyle insanlarin varoldugunu bilmek guc veriyor.

 

kendinize cok dikkat edin ve iyi bakin.

8-)

 

iyi calismalar; kolay gelsin.

 

sevgiler,

İ.

 

çağrışımlar.

 

dünya üzerinde fikir telakkisinde bulunduğum 7 kişiden birisin.Dikkatle okuduğum, analiz ettiğim, arkadaşlarımla tartıştığım, bazı yazıların üstüne bütün kitapları indirip içine gömüldüğüm, bazen de güsel güneşli bir pazar sabahı ( yeşilköyde kayıkhanede, sultanahmette, rumelihisarında yada Londra da Aşkabatta......) lokmamı boğazıma tıkatıp .... olamaz olamaz...!! diye sayıklatıp kafamdan dumanlar tütmesine yolaçan birisin.. Bu denli düşünsel bastırılmış ve sindirilmiş bir toplumda (özellikle genç toplumda) bir okurun aksiyonu benim yaptığım..

Çünkü herşey birbirine bağlantılıdır..

 

Kendi hayatıma tekrar sahip çıkıp onu güçlü ellerime( işçi ellerime) aldığım günden beri ,dindarların duaları gibi hergün kapıdan çıkmadan yemin ediyorum. Asla bir daha burjivaziyi( sınıf atlamanın dayanılmaz isterisini-tanık olduğum) bu kadar yakından tecrübe etmeyeceğime, asla bir daha şerefsiz bir faşistin elini sevda adına bile tutmayacağıma....

bunun gibi unutmamam gereken şeylerden bir bildiri hazırladım. Her gün kapıdan çıkmadan yüksek sesle yemin ediyorum.Hep merak ederdim her allah ın( aklın ) günü

çocuklara andımızı neden okuturlar ? Çünkü biz homosapiensler fevkalade unutkanız, unutmamamız gerekenleri bir çabukta unutup kendimize ihanet ediyoruz...

Bütün bunları neden yazıyorsun diyeceksin,,,Tunç la ilgili yazını okudum.Fotoğrafında sponsoruyla başbaşa bir poz vermiş..Uğur ; Everest e tırmanmak için ya paran yada sponsorun olması gerek demişti..Sanırım doğru. Ben şunu çok merak ediyorum nasuh; acaba bu paraların kullanılabileceği daha acil konular yokmu şu memlekette...?

Bu paralar biraraya gelse eğitimle ilgili bir aktiviteye dönüşse sizde buna önayak olsanız, derin egonuz tatmin olamazmı?

Kaderin garip bir cilvesi ?? diyemeyeceğim aklım ona sahip çıkmış olacak: İski düştü aklıma; saçlarını kestirdiğinde anlına düşen lülesini sormuştum cem yılmaz tonlaması ile nerdeee? dedim. merak etme diyerek elini kıvır saçlarını arasına sokup bir tane çıkardı işte burdaaa! demişti. birbirine girmiş kirpiklerinin arasından kılcal damarlarına kadar gülümseyerek...ne güsel bi adamdı iski , ışıl ışıldı.İnsanlara rastlanmamış bir özenle dikkat ediyordu.Tanışmamızdan yarım saat sonra bana refleks kamerayı anlatışını dinleseydin, ben refleks kamerayı biliyordum zaten ; hayretle onun inceliklerini, ayrıcalığını seyrediyordum..

Ne diyecektim ben ? Arılar ..Evet kötü kalpli arılar ..Çok düşündüm ve demek istediğin şeyi doğru ifade edemediğine karar verdim.Sen realitenin ve dolayısıyla gelişmenin hareket demek olduğunu, Bir çelişkinin,bir katşıtlar mücadelesinin ürünü olmayan bir hareketinde olmayacağını söylemek mi istedin ? Diyalektiğin 4. özelliği gelişme karşıtların mücadelesidir..Molekülleri birleştirici kuvvetler ile, öte yandan her moleküle özgü hareket ( molekülleri birbirinden ayrılmaya sevkeden kinetik enerji) arasındaki çelişki..Birleştirici kuvvetler ile ayırıcı kuvvetler arasındaki çelişki..Örneğin su sıvı halinde yani o derece ile 100 derece arasındaki haliyle ele alınacak olursa, bu mücadele farkedilmez, her şey sakin hareketsizmiş gibi görünür..Görünen şey sıvı halinin devamlılığıdır.Görünen yan derin realiteyi,özü yani birleştirici kuvvetler ile ayırıcı kuvvetler arasındaki mücadeleyi örter.Su yeni bir nitel hale geçtiğinde( su buharı olduğunda) kuvvetlerden biri galip gelmiş olacaktır. Dış şartların etkisi gözden kaçırılmamalıdır.Nitel değişimler hep bir sürecin içinde barındırdığı birikimlerle mümkündür.

Neden dolayı hayat,çiçeklerini ve meyvalarını verdikten sonra ölüme dek geriler? Çünkü hayat sadece hayat demek değildir. Hayat ölüme döner, çünkü hayat bir iç çelişki taşır, çünkü hayat ölüme karşı her an devam eden bir mücadeledir.Ölüm galip gelene kadar bazı hücreler ölür ve ölenlerin yerini yeni hücreler alır..

Çelişki her türlü değişmenin özünde saklıdır...

 

Kardeşim berbat bir trafik kazası geçirdi, kulağıma şunu fısıldadı" direniyorum j." eğer ölüm galip gelirse, büyük bir kayıp olacak...İski senin ve akut için nasıl tarihi değiştiren bir kayıp olduysa buda benim tarihimi değiştirecek sanırım. Ama sen Nasuh Mahruki sahte ile gerçeği ayırt edemediğin için, manipulasyon ve illizyon kar şısında"iyi kalpli genç burjuva" daha çok kullanılacak , kötü aktörleri bir kral edasıyla dinleyip alkışlamaya, çekilen yağlara karşılık payeler dağıtmaya, dönen dolaplara göz yummaya devam edeceksin.Taa ki iç çelişkin sürecini tamamlayıp bazı şeyleri kökünden söküp atıp değiştireceğin güne kadar...

 

Biliyorum ki gelecek , yakın gelecek iyi akılların ( buradaki iyi uzun hikaye) olacak .Artık akıl çağı geliyor...kendini paraya satanların çağı bitiyor.Budalalar çağı bitiyor çok şükür...İski gibilerin özenli sevgi dolu öğretmenlerin zamanı başlıyor ve ben birşeyler yapacağım, kazananlara belge olsun diye..Direneceğim nasuh.

 

sevgili nasuh,

 

gazetede "vahsi doga" baslikli yazinizi okudum.

oldukca guzel bir gozlem. gercekten dogayi duyumsayan

bir kisisiniz. dogayi duyumsamayi sik sik deneyen

birisi olarak, sizin ne soylediginiz beni

ilgilendiriyor. bu yuzden butun yazilariniza ulasmak

istiyorum. nasil ulasabilirim?

 

sevgiyle kal.

M.

 

Sevgili Nasuh MAHRUKİ ;

Her pazarı yazılarınızı okumak için iple çekerken bugün Hürriyet Gazetesinin Pazar ekini açtığımda hayalkırıklığına uğradım.Ülkemizdeki ekonomik krizden dolayı acaba bundan sonra hiç yazmıcak mısınız? Yazalarınızı kaçımadan beğeniyle okuyordum ve her pazar değişik yerlerde buluyordum kendimi...İnanın yazılarınızın eksikliğini çok hissedeceğim.Belki tahmin edemezsiniz ama 16 yaşındaki bir insan için bu büyük bir boşluk ...En kısa zamanda sizi aynı köşenizde görmek ümidiğle ... Mutlu kalın!!!

......