Wed11222017

Son Guncelleme09:21:39 ÖÖ

Google Translate


Back Makaleler Makaleler Eski Yazılar Hindistan'da Motosiklet ve Fotoğraf - 1997

Hindistan'da Motosiklet ve Fotoğraf - 1997

Hindistan'da Motosiklet ve Fotoğraf


Hindistan, hem motosiklet ile tur yapmak hem de fotoğraf çekmek açısından bence son derece uygun ve keyifli bir ülke. Her yer o kadar renkli ve ilginç ki, bu büyük ülkede insan hiç sıkılmadan aylarca gezebilir, fotoğraf çekebilir. Altı farklı ana dine mensup, onsekiz farklı ana dili ve 1600 diyalekti konuşan pek çok değişik ırk grubunun birarada yaşadığı, bir milyara yaklaşan nüfusu ile Hindistan, inanılmaz dinamizmi ve zengin kültürü ile bir gezgini kolaylıkla kendisine bağlayabilir ve dış dünyayı unutturabilir.

Hemen hemen her gün Hindistan’ın herhangi bir yerinde bir festivale rastlamak olası. Özellikle büyük festivallerden bir tanesine denk gelecek şekilde kendinizi ayarlayabilirseniz, işte o zaman bu zengin mozaiğin tadını fazlasıyla çıkartabilirsiniz.

Hindistan’da karayolu üzerinde kendi aracınızla seyahat etmeyi düşünüyorsanız, bütün rehber kitaplardaki şu uyarıyı asla aklınızdan çıkarmayın; “Bozuk yol koşulları ve kötü araç kullanımı nedeniyle, Hindistan’da kara yolculuğu riskli ve tehlikeli olabilir.” Bu uyarı sonuna kadar haklı olmakla birlikte, motosiklet üzerinde belirli bir tecrübeniz varsa ve böyle bir yolculuk yapmak istiyorsanız, sürüş güvenliğinizi arttırmak ve normalde olduğunuzdan en az iki kat daha dikkatli davranmak koşuluyla, bunu yapamamak için bence hiç bir sebep yok.

 

Motosiklet, dünyanın hemen hemen heryerinde olduğu gibi Hindular için de son derece sempatik bir araç ve tabii onunla seyahat edenler de. Bir motorcu-gezgin olarak çoğu zaman sıcak bir şekilde karşılanıp, size yardım etmeye gönüllü birilerine rastlayabiliyorsunuz. Bizim seyahatimizde de her şey yolunda gitti. Hatta bir bayan ve bir erkek seyahat ediyorsanız, çoğu zaman işleriniz daha da kolaylaştırılıyor ve hızlandırılıyor. Gümrüklerde bile nispeten daha az bekletmeye ve yardımcı olmaya çalışıyor görevliler.

 

Bir gezginin seyahatinde yaşamak isteyebileceği hemen hemen her şeye sahip olan Hindistan’a gitmeden önce, yapmanız gereken tek şey; Yeni baskı bir rehber kitap bulup iyice incelemek ve izleyeceğiniz rotayı kendi beklentileriniz ve istekleriniz doğrultusunda şekillendirmek. Böylesi bir yolculuğu kendi motosikletinizle yapabileceğiniz gibi, Hindistan’ın büyük şehirlerinden birinden 1200-1500 usd arası bir fiyata satın alabileceğiniz meşhur Enfield’lardan biriyle de yapabilirsiniz. Eğer yeteri kadar zamanınız ve bütçeniz varsa, Türkiye’den motorunuza atlayıp, İran’ı ve Pakistan’ı geride bıraktıktan sonra Hindistan’a girip seyahatinizi sürdürebilirsiniz. Acil bir durumda yada canınız istediğinde büyük bir havaalanından, rahatlıkla motorunuzu kargo olarak Türkiye’ye yollayabileceğinizi de aklınızın bir köşesinde bulundurursanız daha rahat ve güvenli seyahat edebilirsiniz. Eğer daha az zamanınız varsa ve İran ve Pakistan’ı geçmek gözünüzde büyüyorsa, Türkiye’den motorla yola çıkmak yerine, uçakla Delhi’ye yada Calcutta’ya gidebilirsiniz. Buradan Enfield bullet 350cc yada 500cc’lik motorlardan bir tane satın alıp, zamanınızı istediğiniz şekilde değerlendirip, ülkeyi gezebilirsiniz. Geri dönmek istediğinizde ise, fazla uğraşmadan başka bir gezgine, daha düşük bir fiyata motorunuzu satıp, tekrar uçakla evinize dönebilirsiniz.

 

Bunların yanısıra, lokal ulaşım araçlarını kullanarak ta pekala Hindistanı dolu dolu gezebilir ve tadını çıkarabilirsiniz. Ancak imkanı olan herkese bir kaç aylık motorla bir Hindistan gezisini kesinlikle tavsiye ederim. Ben kendi hesabıma ilk fırsatta daha uzun süreli bir gezi için bu büyük ülkeye geri dönmek istiyorum. Hindistan gibi aşırı kalabalık bir ülkede kendi aracınıza sahip olmak çoğu yerde işinizi müthiş kolaylaştırabiliyor. Kalabalık, boğucu, rahatsız, aşırı sıcak tren ve otobüs yolculuklarından sizi kurtardığı gibi, bilet kuyruğunda uzun ve çileli bekleyişlerden de uzak tutuyor. Hem de istediğiniz yerde durmak ve istediğiniz kadar kalmak gibi harika bir özgürlüğü de size sunuyor. Bütün bunları söylerken mekanik ve sürüş yeteneklerinizin belirli bir seviyenin üzerinde olduğunu kabul ediyorum.

 

Bence karar vermeniz gereken tek şey, Hindistan’ı nasıl ve ne kadar süre yaşamak istiyorsunuz. Ondan sonra da, imkanlarınız ve beklentileriniz dahilinde güncel bir program çıkartıp ona göre hareket etmek en doğrusu olacaktır.

 

Hindistan, tecrübeli bir gezgin için bile ilk anda bir şok etkisi yaratır. Kirlilik, sıcak, sefalet, fakirlik, her köşe başında sakatlar ve dilenciler, ortalıkta kol gezen hastalıklar ve inanılmaz bir kalabalık. Bütün bunlar, hazırlıksız, acemi turistin Hindistan’daki günlerini cehenneme çevirmek ve onu bir an önce kaçırtmak için fazlasıyla yeterlidir. Ancak akıllı bir gezgin, hemen içinde bulunduğu koşullara uyum sağlamaya çalışır. Hindistan’ın tadını, ancak onu olduğu gibi kabul ederseniz ve kendinizi bu duruma alıştırırsanız, çıkarabilirsiniz. Tamamen kendine özgü iç dinamikleri ve kaotik sistemi içinde bir düzeni olan Hindistan, kendisine adapte olan herkese, sonsuz güzelliklerini tattırır.

 

Kabaca, Hindistan’da neler bulabileceğinize dair fikir vermek açısından, her bir eyalet’te karşılaşabileceklerinizden biraz bahsetmek istiyorum.

 

--Jammu ve Kashmir’in batı bölgelerinden uzak kalmak kaydıyla, Ladakh’taki Tibet Budizmini, sekizbin metrelik dağları, dünyanın ikinci en yüksek araç kullanılabilen yolunu yaşayabilirsiniz.

--Himachal Pradesh’in muhteşem Budist manastırlarını, Dharamsala’da Dalai Lama’nın bir konferansını izleyebilirsiniz.

--Penjab eyaletinde, Amritsar’daki Altın Tapınak’ta Sih’lerin içten misafirperverliğini, Hinduism ve Müslümanlığın birleşiminden Guru Nanak’ın 1500’lerde ortaya çıkardığı Sihism’i, tanıyabilirsiniz.

--Kralların toprağı Rajastan eyaletinde, Rajput’ların kahramanlık hikayelerini dinleyebilir, Jaipur’un meşhur “Pembe Şehir”ini, ilginç fil festivalini, Ajmer’de müslümanların Muin-ud-din Chisti adlı sufi derviş anısına düzenledikleri büyük festivali, Pushkar’ın inanılmaz kalabalık deve festivalini izleyebilir, çöl şehirlerini gezebilir, deve safarilerine katılabilirsiniz.

--Uttar Pradesh eyaletinde, inanılmaz zıtlıkların birarada uyum içinde yaşadığı kalabalık Delhi şehrini, Haridwar’daki yada Allahabad’daki büyük Kumbh Mela festivaline gelen hacıları, muhteşem Taj Mahal’i, doğal parkları, Fatehpur Sikri’deki hayalet şehri, kutsal şehir Varanasi’yi ve ghat’larında yıkanmaya gelen binlerce Hindu hacıyı görebilirsiniz.

--Madhya Pradesh eyaletinde, Gwalior’un dev kalesini, Khajuraho’da 1000 yıllık erotik heykellerin bulunduğu tapınakları hayretle gezebilirsiniz.

--Batı Bengal eyaletinde, kaotik Calcutta şehrini, dünyanın en güzel çaylarının üretildiği Darjeeling’i, küçük bir Budist krallık olan Sıkkım’ı ve muhteşem manastırlarını görebilirsiniz.

--Hindistan’ın kuzeydoğusunda yer alan 1995 yılına dek turizme kapalı tutulan Assam, Meghalaya ve Tripura eyaletlerine bugün artık girebilirsiniz. Ancak, Arunachal Pradesh, Nagaland, Manipur ve Mizoram, politik düzensizlikten dolayı hala ziyaret etmesi zor olan eyaletler.

--Nüfusunun %95’i Hindu olan Orissa eyaletinde eski tapınakları ve kendine özgü mimarisini, Puri’deki büyük, araba festivalini takip edebilirsiniz.

--Hindistan’ın en az güvenli eyaletlerinden biri olan Bihar’da yalnız ve gece seyahat etmemeye özen göstererek, inanılmaz bozuk kara yoluna da iyice dikkat ederek, Buddha’nın bundan 2600 yıl önce Bodh Gaya’da altında aydınlanmaya ulaştığı kutsal incir ağacını ve buradaki muhteşem tapınakları, dünyanın en eski üniversitelerinden biri olan Nalanda üniversitesinin kalıntılarını görebilirsiniz.

--Hindistan’ın en güneyinde yer alan Tamil Nadu eyaletinde, Bengal körfezinde denize girebilir, kendine özgü karnatik müziği dinleyebilir, Madras’ın harika restoranlarının, dükkanlarının ve zengin kültürel imkanlarının tadını çıkarabilirsiniz.

 

Kerala eyaletinin 1960’lardan beri popüler olan muhteşem plajlarının tadını çıkarabilirsiniz.

Karnataka eyaletinde Bangalore’un sayısız publarında kendinizi kaybedebilirsiniz.

Andra Pradesh eyaletinde Hyderabad’ın kültürel aktivitelerinin, danslarının, ghazal gösterilerinin tadını çıkarabilirsiniz.

Maharashtra eyaletindeki, Hindistan’ın en büyük şehri Bombay’da, Hindistan’a ait herşeyi bulabilirsiniz.

Goa’nın çılgın yılbaşı partilerine katılabilirsiniz.

Hindistan’ın en zengin endüstri bölgesi olan Gujarat’taki Ahmedabad’ın sayısız camilerini gezebilir, uçurtma festivalini izleyebilirsiniz.

 

Sonuç olarak Hindistan’da, aradığınız şeyi mutlaka bir yerlerde bulabilirsiniz. Yeter ki ön araştırmanızı iyi yapın.

 

Motorla değil de, sırt çantası ile seyahat edecek olanlar için küçük bir detayı hatırlatmak istiyorum; “Hafif seyahat eden gezgin iyi gezgindir” Gereksiz bir sürü malzemeyi çantanıza doldurup, bir de ağır çantanızı bir yerlere sığdırmak ve önce onu güvenli bir yere bırakıp sonra geziyi yaşamak durumunda kalmayın. Hindistan, en az 40 yıldır gezginlerin uğrak yeri olmuş bir ülke, dolayısıyla turizmi, belirli sınırlar içinde de olsa, destekleyecek tüm altyapıya sahip. Uyku tulumu, çadır, ocak, vs. türü çok az ihtiyaç duyabileceğiniz ve heryerde mutlaka alternatifi olan malzemeleri de yanınızda götürmenize hiç gerek yok. 35-40 litrelik bir çanta bence fazlasıyla yeterli. ......