Wed11222017

Son Guncelleme09:21:39 ÖÖ

Google Translate


Back Medya Medya Nasuh Mahruki Röportajları

Nasuh Mahruki Röportajları

Mahruki ailesinden Hitit Yolu Projesine tam not

Röportaj:Kubilay Kaan Yücel

Çorum Valiliği tarafından hayata geçirilen "Güneş Kursunun İzinde Hitit Yolu Yürüyüşü" projesi kapsamında Çorum’a gelen AKUT Genel Başkanı Ali Nasuh Mahruki ve eşi Mine Mahruki gazetemizin sorularını yanıtladı. Dağcılık sporuyla 1988 yılında Bilkent Üniversitesi Doğa Sporları Topluluğu'nda tanışan Mahruki 3 yıl boyunca topluluğun başkanlığını yaptı.

Dağcı gerçeklikle hayal arasında bir yerde kalır

Bir şeyler hissediyorsun, görüyorsun ama o gördüklerin gerçek değil ve sen bunun farkında değilsin. Yani gördüğünün son derece gerçek olduğun zannediyorsun ve halüsinasyon içerisinde yaşıyorsun. Güvenli olabilmek için algılarının ve melekelerinin en üst düzeyde açık olması gereken tehlikeli bir yerdesin ve bu zihinsel yanılsamalarla kendini başka bir yerde olduğunu farz ederek hareket ediyorsun.

Hayat kurtarmayı hiçbir şeye değişmem

Dünyanın en başarılı dağcılarından ve Türkiye’de birçok ilke imza atan AKUT’un kurucusu ve başkanı Nasuh Mahruki:

Hayat kurtarmayı hiçbir şeye değişmem

Nasuh Mahruki ismi ülkemizde sürekli başarıyla anılır. Mahruki Sovyet Asya'nın 7 bin metreden yüksek beş tırmanışını da tamamlayan, Rusya Dağcılık Federasyonu tarafından 'Kar Leoparı' unvanı verilen, Everest Dağı'na tırmanan ilk Türk ve dünyadaki ilk Müslüman, Yedi Zirveler projesini tamamlayan dünyanın en genç dağcısıdır.

Samata Dergisi

1992 - 1994 yılları arasında, Sovyet Asya’nın en yüksek beş dağına tırmanarak, Rusya Dağcılık Federasyonu tarafından “Kar Leoparı” unvanını alan az sayıdaki Batılı dağcıdan biri olan Nasuh Mahruki, 26 yaşında bu unvanı alan en genç dağcılar arasına girmiş. 1996 yılında AKUT’un kurucu üyesi olan Mahruki, doğa, insan ve vatan sevgisini her alanda yaşatan bir eylem adamıdır.

Todosk Dergisi

Dağcılığa üniversite yıllarında yöneldiğinizi biliyoruz. Dağcılığı seçmenizdeki etkenler nelerdir?

Çocukluğumdan itibaren doğaya ve hayvanlara düşkün oldum ve doğayla hep çok iyi bir ilişki ve iletişimim oldu. Üniversitede doğada spor yapma imkanı veren dağcılık ve diğer doğa sporlarıyla tanışınca da çok keyif alarak yapmaya başladım. Doğa beni her zaman çekmiştir. Bu sporlarda yeteneklerimin de olduğunu görünce hem kendime güvenim hem de motivasyonum arttı. Her geçen gün daha çok zevk aldım, daha çok vakit ayırdım ve kendimi geliştirmeye çalıştım.