Wed04262017

Son Guncelleme09:21:39 ÖÖ

Google Translate


Back Makaleler Makaleler Nokta Dergisi Yazıları

Nokta Dergisi Yazıları

Hepimiz Daha Güvenli Bir Toplum İstiyoruz

Dünya devletleri uzun bir süredir, afetlere bağlı zararları azaltmak amacıyla toplantılar düzenliyor, kararlar alıyor ve geleceğe daha yaşanılır bir dünya bırakmak için önlemler almaya çalışıyor.

21. Yüzyılın İlk Yarısında, Nüfusumuza Bağlı Olarak Bizi Bekleyen Fırsat ve Tehditler

Devletlerin gücü, onları var etme ve yüceltme konusunda kararlı olan vatandaşlarından gelir, Devlet vatandaşıyla varolur. Buradan hareketle, 21. yüzyılın ilk 25 - 40 yıllık süreci itibariyle, Türkiye’nin genç nüfusu üzerine, değerli dostum Can F. Gürlesel’in büyük bir özveri ile hazırladığı; Türkiye’nin Kapısındaki Fırsat, 2025’e Doğru Nüfus, Eğitim ve Yeni Açılımlar adlı çalışmasından derlediğim bir takım bilgilerle konuyu dikkatinize sunacağım.

Türkiye'de Bilgi Paylaşımı Sorunu

Aristo, toplumu elleri, ayakları, duyguları ve zekası olan bir dev olarak tanımlar. Toplum, kendisini oluşturan insanların kollektif ürünüdür. Toplumların gücü de, kendisini oluşturan bireylerin ve grupların arasındaki işbirliği, güç birliği, kültür, etik, hukuk, sinerji, üretim, paylaşım ve benzeri ortak ürünlerle doğrudan ilişkilidir.

Afetlere Hazır Olmak İstiyoruz Ama...

Türkiye, hazırlıksız yakalandığı 17 Ağustos 1999 Marmara Depreminden bu yana, çağdaş bir afet yönetim planına sahip olabilmek için pek çok girişimde bulundu. Hiçbir fedakarlıktan kaçınmadan, ilgili bürokrat ve akademisyenlerini, dünyanın bu konulardaki en ileri örneklerinin bulunduğu ülkelere yolladı. Buralardan en gelişmiş sistemleri kuran uzmanları ülkemize getirterek eğitim, önlemler, hazırlık, zarar azaltma, müdahale ve diğer ilgili konularda en üst düzey bilgiyi ülkemize aktarmaya çalıştı.

Hemşehrilik Kültürü Ama Nereye Kadar

Bizler her zaman aile değerlerimizle, birbirimize olan bağlılığımızla, geleneksel değerlerimizin gücüyle övünürüz. Bunda da sonuna kadar haklıyız, tarih boyunca karşılaştığımız bütün sınavları, zor zamanları bu özdeğerlerimiz ve birbirimize olan bağlılığımızla aştık. Ancak birbirimize olan bağlılığımızı ve dayanak noktası sadece ilkel kabilecilik olan korumacı yaklaşımlarımızı, hukukun, doğruluğun, adaletin ve eşitliğin üstüne çıkarırsak, ki Türkiye ne yazık ki uzun bir süredir bundan kaynaklanan ve gittikçe tehlikeli bir hal alan bölünmüşlük ve alt kimliklilik süreci yaşamaktadır, sonuçlar hepimiz için son derece tehlikeli yerlere varabilecek seviyelere taşınabilecektir.

Bayrak Bütün Devletler İçin Kutsaldır

Son günlerde tartışılan bayrak, bayrağımıza saldırı ve bayrağımıza saldıranlara saldırı konularında, bayrağımızı yerkürenin en yüksek dağlarına taşıyan ilk Türk olarak izninizle bir kaç söz de ben söylemek istiyorum.

Ermeni Soykırım İddialarını Neden Çözemiyoruz

Herşeyden önce kişisel ve ulusal onuruna en üst düzeyde bağlı bir Türk genci olarak, en az 30 yıldır bütün dünyada planlı ve örgütlü bir şekilde yayılan Ermeni Soykırımı yalanlarına karşı, zamanında görevini yapmayan veya eksik yapanlara karşı içimde gerçekten ciddi bir kızgınlık olduğunu ifade etmek isterim. Her zaman gurur duyduğum atalarımın, insanlık suçu olarak tanımlanan soykırım uygulayıcıları olduğu duygusu ile yaşamak zorunda kaldığım psikolojik baskı unsurundan dolayı beni en çok rahatsız eden, hatta utandıran konu, ellerindeki bütün bilgi birikimi, bütçe, imkan, görev ve sorumluluğa rağmen bu meseleyi bunca zamandır çözemeyen kendi ülkemin insanıdır.

Türkiye'nin Liderlik Sorunu 2

Türkiye’nin liderlik sorununu daha iyi anlayabilmek için, öncelikle 21. yüzyılın liderlik ihtiyaçlarını ele almamız gerektiğini düşünüyorum.

21. yüzyılın en önemli kuralları; geçmiş döneme ilave olarak, küreselleşmenin bugün eriştiği seviye ile ifade edebileceğimiz gerekçelerle, yani büyük dünyamızın artık küresel bir köy haline dönüşmesi sebebiyle, rekabet’in her alanda ve seviyede en üst düzeyde yaşanması; sürekli gelişen ve ilerleyen bir çağda olduğumuz için her konuda değişimin, değişen koşulların, değişen bilgilerin, değişen ihtiyaçların varlığı ve çağımızın öncekilere göre, ulaşım ve iletişim gibi her alanda başdöndürücü bir hıza kavuşması olarak kısaca özetleyebiliriz. Bir de artık hayatımızdaki her konuda herşeyin teknoloji ile içiçe olduğunu ve dijital ortamla ilişkisini vurgulamamız gerekir.

Türkiye'nin Liderlik Sorunu 1

Uzunca bir süredir Türkiye’de liderlik sorunu olduğu, Türkiye’nin gerçek bir lidere ihtiyaç duyduğu ve sorunlarını da ancak bu şekilde çözebileceği konusunda söylemler duyuyoruz. Büyük önder Atatürk’e duyulan içten ve iyi niyetli özlemden kaynaklanan bu yaklaşımı anlamakla birlikte, bir daha Atatürk gibi bir liderin bu coğrafyaya nasip olmayacağını düşünen biri olarak, ülkemiz için farklı bir yol seçilmesi gerektiğini değerlendiriyorum.